| AFŞİN'DE ŞABAN BABA TÜRBESİ. |
|
|
| Mustafa KÖŞ |
| Mustafa KÖŞ tarafından yazıldı. |
| Pazartesi, 06 Şubat 2012 10:24 |
Afşin’imizde bulunan Evliyalardan biri olan Şaban Baba İstanbul taraflarından şehrimize yürüyerek gelen bir Anadolu evliyasıdır. Şaban Baba hakkında daha fazla bilgiye sahip Afşin Beyceğiz Mahallesi sakinlerinden doksan yaşında bulunan Arzu KILIÇ –PALTA adlı teyze Şaban babanın Afşin’e geldiğinde halasının evinin bir göz odasında kaldığını ve kerameti olan Evliyalardan biri olduğunu belirterek Şaban babanın Yediler Şehri Efsus-Afşin’i çok sevdiğini ve burada ölmek istediğini söyler. Atmış yaşında bulunan Şaban baba çiçek hastalığına yakalanır ve halk deyimi ile çiçek çıkartır. Çiçek hastalığından Vücuduna Kurt düşer. Dışarıda yatakta yatan Şaban babanın Vücuduna düşen kurtları her gün iki tane Kuş gelir günlük Şaban babanın vücudunda bulunan kurtları temizlediğine Arzu KILIÇ-PALTA teyzenin halası ve Afşin-Beyceğiz Mahallesi sakinleri şahit olmuşlardır. Bir gün Şaban Baba Arzu teyzenin halasına derki kızım ben sana üç tane mührü emanet vereceğim ben öldüğümde Mührün bir tanesi senin olsun bu sana verdiğim mührü fesine iğne ile dik. İkinci mührü doğum yapmada zorlanan kadınların doğum esnasında boğazına asarsan kolay doğum yapar üçüncü mührü ise mübarek bir İnsan gelecek ona vereceksin diye tembihte bulunarak kendininse ölünce kavalı ile birlikte gömülmesini ister. Bir gün şaban baba Arzu teyzenin halasına kızım ben bu gün öleceğim vakit geldi sen ocağa cenazem için suyu bırak ben çarşıya gidip Ömer Ağanın Bahçesinde bulunan Pir Ali Oğlu Muhammed Han Kardeşimin türbesini ziyaret edip daha sonra kefenimi alayım hem ide Ölüm Selami verdirip geleyim der. Gerçek o gün Şaban Baba çarşıya gider gelir evine girer Allahın rahmetine kavuşur. Şaban Baba’yı vasiyeti üzerine kavalı ile Afşin Beyceğiz Mahallesinde bulunan Türbesindeki mezarına gömerler. Şaban Baba öldüğünde tam üç gün peş peşe büyük bir kuş sürüsü Şaban babanın türbesini ziyaret ederler. Kuş sürüsünün aynı İnsanlar gibi Şaban Baba türbesine sofra taşıdıkları görülmüştür. Üç gün sonra kuş sürüleri bir daha gelmezler. Aradan zaman geçer Arzu teyzenin Halasının evine Mübarek bir Allah dostu gelir derki kızım sende Şaban Babanın üç tane emaneti var aynı Şaban Babanın sağ iken söylediği gibi üçüncü mührü almaya geldiğini söyler ve şöyle der kızım Mührün bir tanesi senin Fesine dikeceksin ikinci mührü doğum yapmada zorlanan kadınlara ver doğumlarını kolay yapsın üçüncü mührü de bana vereceksin der üçüncü mührü de Mübarek Allah dostu insan alır gider. Yine Arzu teyze şöyle anlatmakta mübarek aylarda ve günlerde Şaban Babanın Türbesinde yeşil renkte yanan Nur gibi ışıkları gördüğünü anlatmaktadır. Şaban baba Türbesi Türbe, Kahramanmaraş ili Afşin ilçesi Beyceğiz Mahallesi Çakırhoca caddesi üzeri Hasan KILINÇ adlı vatandaşımızın bahçesinde bulunmaktadır. Kayıttaki rivayete göre, Anadolu’nun Türkleşmesinde Afşin-Efsus şehrimize gelen Anadolu Erenlerinden biridir. Anadolu’ya gelen dervişlerden olan Şaban baba tarihi kent olan Namı diyar Meşhur Efsus-Afşin şehrinin Türkleşmesinde ve Müslümanlaşmasında önemli rol oynamıştır. Bir rivayete göre Şaban baba, Hoca Ahmet Yesevi’nin dervişlerinden biri olduğu belirtilmektedir. Şaban Baba’nın daha önceleri Türbesinin olduğu fakat şiddetli depremlerin Türbeyi yıktığı söylenmektedir. Afşin Beyceğiz Mahallesi sakinlerinden Hasan KILINÇ amca ve Rahmetli Yusuf ÜNAL amca Şaban Baba’nın Anadolu Evliyalarından biri olduğunu kendi büyüklerinden duyduklarını ve zamanla Türbenin yıkılarak Şaban Babanın Kabri dışarıda kaldığını ve Türbesinin bir daha tamir edilerek yapılmadığını söylediler. Şaban Baba’nın kabrinin başında ve Üstünde beyaz bir Mermer taş bulunmaktadır. Kabrinin üzerini şuan tamamen yaban gülü çalısı ile kaplamıştır. Anadolu erenlerinin efsaneleri benzerlerinde olduğu gibi kendilerinden evvelkilerle karışmış birleşmiştir. Afşin’imizde Kabri bulunan Şaban Baba ile ilgili anlatımlar Anadolu erenleri anlatımı ile tamamen uyuşmaktadır. Anadolu’da görevli olarak istihdam edilen derviş yapılanması bize Anadolu eren sistemini düşündürmektedir. Bu sistemde Rum Anadolu Abdalları Türk sufizminin bir öğesidir. Eshab-ı Kehf Şehri Efsus oluşu itibariyle Afşin Türkiye’nin sayılı büyük İlçelerinden biridir.Türkiye’nin tek Eshab-ı Kehf’ine sahip Kültürü tarihi olan Efsus-Afşin şehri yüzyıllar boyunca kültüre ve Uygarlıklara beşiklik yapmış bir şehrimizdir. 1071 Malazgirt zaferinden sonra akın akın, literatürde Diyar-ı Rum olarak adlandırılan Anadolu’ya gelen Horasan erenleri, Efsus-Afşin yöresinde de faaliyet göstermişler; halkın üzerinde Ahmet Yesevî düşüncesini hâkim kılmaya çalışmışlardır. Anadolu’nun Onların gayretleri sayesindedir ki, Anadolu hatta Rumeli, manen fethedilmiş, böylece Gelecek için sağlam zemin hazırlanmıştır. Anadolu Abdalları, Anadolu Gazileri, Anadolu Ahileri ve Bacıları olarak bilinen dört zümre, gerçekten de Anadolu’nun inşasında önemli işler başarmış, inanç yönünden Sağlam temeller atmışlardır. Sayılamayacak derecede mevcudu olan bu zatlara ait gerek Anadolu’da ve gerekse Rumeli’de bugün yüzlerce Türbe vardır. Bunlara başta abdal, eren, ermiş, evliya, gazi, pir, seyyid ve şeyh olmak üzere âhit, âlim, baba, dede, şehit, veli, zâhit gibi isimler verilmiştir. Yüzyıllar boyunca toplum üzerinde etkili olmuş manevî üstünlüklere sahip Kişilerdir. Bu zatların yoğun faaliyet gösterdikleri yörelerden birisi de Afşin-Efsus şehridir. Tespitlerimize göre, Afşin şehrimizde Dedebaba Türbesi, Piralioğlu Muhammed Han Türbesi, Şaban Baba Türbesi gibi daha bilmediğimiz âlimlerimizin Türbeleri vardır. On birinci yüzyılda yaşayıp Anadolu’nun Türkleşmesinde ve İslâmlaşmasında rol oynayan Dedebaba, Piralioğlu Muhammed ve Şaban Baba gibi mücâhid velilerden. Doğum ve ölüm tarihleri bilinmemektedir.1071 Malazgirt Meydan Muharebesinden sonra Oğuzların o tarihe kadar Anadolu’ya yapmış oldukları akınlar ondan sonra yerleşme şeklinde kendini göstermeye başlamıştı. Anadolu’ya gelen Türkmenler, bozkır kültürü ile yetişmiş olduklarından, daha ziyade kendilerinin yaşadıkları şartlara elverişli toprak arayarak dağlık bölgeleri bırakıp ovalara yerleşiyorlardı. Başlangıçta Efsus-Afşin Şehri olmak üzere Orta Anadolu’nun geniş ovası, Türklerin yerleşme yeri oldu. Yirmi dört Oğuz boyuna mensup insan kümeleri, Anadolu’nun dört bir yanını yeni köy ve kasabalarla süsledi. Efsus, (Yarpuz), bu günkü adıyla Afşin, Elbistan ilçesinin batısında ve buraya yaya beş saatlik mesafede bulunmaktadır. Bugün Afşin, Kahramanmaraş’a bağlı büyük bir ilçedir. Ashabı-ı Kehfi’n şehri olan Efsus-Afşin, Rum beldesi şehirlerinin meşhurlarından olan Elbistan’a çok yakındır. Efsus-Afşin şehrini güneyden ve batıdan Anti Toros dağlarının kolu olan yüksekliği 3000 metreyi bulan Binboğa ve Berut dağları çevrelemektedir. Deniz seviyesinden 1240 metre yüksekte bulunan Efsus’un kuzey ve doğu yönlerinde geniş ovalar bulunmaktadır. Ovaları Ceyhan, Hurman, Söğütlü ve Göksün ırmak ve çayları sulamaktadır. Efsus-Afşin Rum diyarında, yani Anadolu’da bulunan önemli bir şehirdir. ARAŞTIRMACI YAZAR MUSTAFA KÖŞ Afşin Kent Konseyi Afşin Tarihi Araştırmalar Komisyon Başkanı KAYNAKLAR, Afşin Halkından Derlemeler |
![]() | Bugün | 479 |
![]() | Dün | 1314 |
![]() | Bu Hafta | 1793 |
![]() | Geçen Hafta | 9683 |
![]() | Bu Ay | 29409 |
![]() | Geçen Ay | 44468 |
![]() | Toplam | 939110 |