| Söz Kılıçtan Daha Keskin-ATIŞMA-/2 |
|
|
| Mehmet GÖZÜKARA |
| Mehmet Gözükara tarafından yazıldı. |
| Cumartesi, 29 Ekim 2011 05:32 |
(27-28- Ekim 2011 de yayınlanan atışma şiirleri)
Yediler yurdu, yiğitler diyarı yeşil Afşin"imizden atışmaya katıldığının işaretini “Gelirim” isimli şiiriyle duyuran Erol Boyunduruk (Giryani) Ahmet Bulut"tan sonra hamle yaparak kalemini ve kâğıdını alıp atışma kalesinin burcuna bir bayrakta o astı. Bu ısınma turları gösteriyor ki; bu atışma çok çetin geçecek.
“Helalleştim oğlanınan kızınan diyen şairin, neleri göze aldığını söylemeye lüzum yoktur sanırım. Helâlleşerek evinden ayrılanın -kim olursa olsun- geri dönmemeyi göze alan kişi olduğunu hesaba katarsak, olayın çapı daha iyi anlaşılır.
Erol Giryani -Tüm atışacak şairlere- Duydum pehlivanlar güreş yapıyor Revan oldum telaşınan tezinen Ya koçu alırım ya da tosunu Düşmanları vatanıma bastırmam Muhanetin rüzgârını estirmem Birazcık erişek beri gel hele
Bakalım bu şairin kalemine Kepez"den başka kimler kalem koyacaklar. Çarşamba şiiri yayınlanan M.Ali kepez hem Giryani"yi hem de Bulut"u karşısına aldığını ilan etmişti.
&
M. Ali Kepez"in “Gelirim” isimli şiirin de adı geçen Giryani, “Buyur Kepez"im” dediği şiiriyle karşılık veriyor. Buyur ederken de bazı tavsiyelerde bulunuyor. Okuyalım bakalım. Giryani"nin bu tavsiyeleri nelermiş:
Buyur Kepez"im
Erol Giryani -Kepez"e(1)-
Bakalım M. Ali Kepez bu tavsiyelere nasıl karşılık verecek. Bunu göndereceği cevapta hep birlikte göreceğiz.
&&
Ankara"dan atışmamıza katılan bu şairimiz; Yeşil Afşin"imizin Çobanbeyli beldesinde 10.4.1950 yılında dünyaya gelen, Şairimiz Eyüp Şahan; ilk ve ortaokulu Afşin" de, Liseyi Artvin"de bitirdikten sonra, Öğretmen okulu fark derslerini vererek öğretmen okulu mezunu olmuştur. Bu mezuniyetten dolayı, kısa bir süre öğretmenlik yapmıştır. 1970 yılında Maden Tetkik ve Arama Esti tüs"ünde işe başlamış, bu kurumun iç hizmet kurslarına girerek, metal madenler ve sondaj elemanı olarak yetişmiştir. Kurumda çeşitli statülerde görev yapan şairimiz Eyüp Şahan sendikacılık da yaptığı kurumdan 1996 yılında emekli olmuştur. Şiirle ilgisi çocukluk yıllarında köy odalarında ki halk ozanları ve şairlerine özentisi ile başlamıştır. Afşin / Elbistan ovası insanlarının genetiğinde olan şairlik ruhu Şairimiz Eyüp Şahan"ı şiir yazmaya başlatmıştır. Gençlik yıllarında yörenin şairleri Abdurrahim Karakoç, Âşık Mahzuni Şerif, Hayati Vasfi Taşyürek gibi şairlere özenerek şiirler yazsa da, daha sonra kendi yolunu çizmiştir. Şiirlerinin sade ve anlaşılır olmasına özen gösteren şairimiz Eyüp Şahan halen Ankara da yaşamaktadır. Diyerek kendini öz geçmişini özetleyen Eyüp Şahan"a; atışma yapacağımızı, eğer isterse katıla bileceği bilgisini verdim. Sağ olsun O da neden olmasın diyerek atışmaya katılacağını söyledi. Kendisi gibi öğretmen olmasına rağmen T.K.İ. işletmesinde çalışan, sendikacık yapan, yaş itibariyle taydaş sayılan Ahmet Bulut"un kendisi için atışa bileceği çok uygun bir şair olduğunu, bütün geçmişlerinin birbirine çok yakın olduğunu söyledim. Bu konuşmanın üstünden iki gün geçtikte sonra, Eyüp Şahan da Ahmet Bulut"a hitaben yazdığı “Sezer gelirim” isimli şiirinin altına düştüğü “Atışma için muhterem Şairim Bulut beyefendiye, bu atışmanın düzenlenmesinde emeği geçenlere ve tüm okuyuculara Ankara"dan selam ve muhabbetlerimi sunuyorum.” bu notla birlikte mehmetgozukara@hotmail adresine gönderdi. Kendisine, davetimize icabet ettiği ve atışmamıza yacağaı katkılardan dolayı şimdiden teşekkür ediyorum. Bakalım Bulut"a karşı nasıl geliyormuş. Bu meydan daha çok tozacağa benziyor.
Sezer gelirim
Eyüp Şahan -Ahmet Bulu"a (1)- Gönlüm Bulut ile olursa gardaş, Toparla damlayı yer ile paylaş. Yağmur ol toprağa rahmete ulaş, Ekinde taneyi dizer gelirim.
Er meydanı gördüm kispeti giydim, Selam verdim dosta, hatırı saydım. Meydan ortasına postumu yaydım, Kem bakan gözleri sezer gelirim.
Elbistan ovası ozan yatağı, Pınar Başı"sına kurmuş otağı. Bire koçyiğitler görün atağı, Meydana yiğidi dizer gelirim.
Ya sabır dedimse tespih çekerim, Dolarda ipini boyun bükerim. Ceyhan"ın suyuna namert dökerim, Elbistan"a destan yazar gelirim.
Buharlaşan sular olmuşsa bulut, Yağmuru olmazsa hasatı unut. Eyüp dostluklara çizmeden hudut, İnsanın gönlünü çözer gelirim.
Ahmet Bulut; Ankara da ikamet eden bu değerli kalemi nasıl karşılayacak, onu da vereceği cevapta göreceğiz.
&&
Dilinde yalın kılıç sözle çıka gelen Mahir Başpınar; kendine söz meydanın da yer açılmasını istemektedir. Adı gibi mahir, Başpınar gibi maharetli bu yiğide elbette meydan açılacaktır. İşin başında da söylemiştik, söyleyecek sözü olan her hâl ehline, bu meydan açılacaktır. Kalbindeki yumuşaklığı kalemine yansıtan şaire; yüreğindeki yangını, gözünün yaşıyla yıkayan aşk ehline, gönlümüz her daim açık kalacaktır. Bu vesileyle bir daha söylüyoruz, gelenin başımız üstünde yeri var. Bakalım Mahir, kendisine açılacak bu meydan da ne yapmak istiyor.
Diyorum
Mahir Başpınar -Tüm atışacak şairlere- Gördüm ki inmişler erler meydana Güreş bilen var mı baksam diyorum? Eğer ki güreşmek düşerse bana Göksun çangalını taksam diyorum.
Çağıran olursa bende gelirim. Çekerim peşrevi, çift de dalarım Bu toprakta doğdum güreş bilirim En iyi bileni yıksam diyorum.
Seda çıkar ise, dönüşü yoktur Bazen baldır bazen, zehirli oktur Yüreğim korlandı kelamım çoktur Harımla meydanı yaksam diyorum.
Baktım pehlivanlar, hepsi yaşlılar Azgın bakışlılar çatık kaşlılar Bükülmüş belleri takma dişliler Yoklayıp elense çeksem diyorum.
Afşin"den Göksun'a, Elbistan bizim Yiğidin harmanı hep dizim dizim Mahir"im şimdilik bu kadar sözüm Erler meydanına çıksam diyorum.
İnsan; muradın eseridir. Murat edilmeseydi âlem olmazdı. Yeter ki sözün hakikate aynadarlık yapsın. Bu meydan sözüm var diyenlerin meydanıdır. Bu meydan aşkın, sevginin muhabbetin meydanıdır. Meydana çıksam diyorsan, seninde söyleyecek sözün olduğunun işaretidir. Buyur gel kardeşim. Söz meydanına gelirken şairin gönlünden geçirdiklerini, kalemi bize fısıldadı. Bu davet bekleyen şairi, hangi babayiğit/ler, nice Gözükara/lar meydana davet edecek çok geçmeden göreceğiz. Bu söz meydanında ter döken şairlerin; yazdıkları ak, alınlar pak olur İnşallah.
&&
İsmail Kutlu Özalp: 1967"de Elbistan"ın Çiçek köyünde dünyaya geldi. 1979 dan bu yana İstanbul"da yaşamaktadır. Şiirlerinde Kutlu mahlasını kullanan Özalp 80"li yıllarından bu tarafa gazel, taşlama, serbest, ikilik, dörtlük yazmaktadır. Altı şiiri Yener Turan tarafından bestelenip, Eşref Ziya tarafından “Kalksam ve Dirilsem” ve bir Çekirdek Bin Ormandır” adlı kasetlere okunmuştur.
Kutlu; “Düşlerimde kaldı” isimli şiir kitabında, şairi şöyle tarif etmektedir.
“Kelime kelime dizip harfleri Balarısı gibi onu örendir Halkın görmediği bazı şeyleri Gönül gözü ile bakıp görendir.” Yukarda ki kıtadan da anlaşılacağı üzeri, şairin ana malzemesi sözdür.
Evet, sevgili okuyucularım, İstanbul"dan atışmamızı ilgiyle takip ettiğini söyleyen Kutlu, itidal şiirleriyle katkıda bulunacağını beyan etti. Kendisi aynı zamanda hafızdır. Ahiri ilim konusunda erbaptır. Metrese eğitimi almıştır. Yani sözün ne mübarek bir şey olduğunun şuurunda bir kardeşimizdir. “Seninle atışsak ne güzel olurdu” dediğimde; “ben müstakil şiir yazayım, sen onu atışma formatına istersen getire bilirsin” dedi. Atışmaya katkı sunmak amacıyla İlk şiirini yollayan Kutlu"nun şiirine; ben de kıta-kıta karşılık yazarak karşılıklı atışma formatına büründürdüm. Bundan sonraki göndereceği şiirlere de kısmet olursa karşılık yazmayı düşünüyorum. Bu denli güzel şiirlerin paylaşımı için, İsmail Kutlu Özalp"a sizlerin adına teşekkür ediyorum.
Bakalım siz nasıl bulacaksınız:
İ. Kutlu Özalp-Mehmet Gözükara
Hey!
Kutlu: Muradın girmekse söz meydanına Edep erkân ile girmelisin hey! Şan katmak istersen nam-u şanına Gönülden mısralar dermelisin hey!
Gözükara: Her yiğit giremez söz meydanına Meydan açıldı mı girilmeli hey! Köroğlu şan kattı nam-u şanına Gönül meyveleri derilmeli hey!
Kutlu: Hakkı söylemeye sözün olmalı İbretle bakacak gözün olmalı Fesattan arice özün olmalı Verirsen yürekten vermelisin hey!
Gözükara: Hakkı söylemeyen sözü kurt kapsın İbretle bakmayan gözü kurt kapsın Eğilip bükülen özü kurt kapsın Katline tez ferman verilmeli hey!
Kutlu: Âşıksan edebe riayet eyle Düne el uzat, inayet eyle Ya sukuta sarıl, ya doğru söyle Batılı hem dilden sürmelisin hey!
Gözükara: Ok atılmaz, yay kirişi germeden Gezle-gözü, hizalama görmeden Göz şifa bulurmuş kalem sürmeden Marifet maksadı sürmelisin hey!
Kutlu: Yenersen sevinme yendim diyerek Sahib-i maharet kendim diyerek Sen kusurlu olan bendim diyerek Nefsini kınayıp yermelisin hey!
Gözükara: Hasat etmek için emek gerekli Sebep dünyasıdır demek gerekli Helal daireden yemek gerekli Haramı hakkıyla yermelisin hey!
Kutlu: Kutlu vicdanına kulak ver dinle Saldırma kimseye garezle kinle Önce hesaplaşıp kendi nefsinle Sözü sonra öne sürmelisin hey!
Gözükara: Koynuma koymadım yalan dünyayı Düşüp de peşine etmem hay-hayı Aldı Gözükara"m çileden payı Bunları bir kazanç görmelisin hey!
Okuyuculara Duyurulur: Hafta içerisinde yayınlanan atışma şiirlerini, iki ve ya hatta üçe bölerek internette yayınlamak zorunda kalıyoruz. Her Hafta yayınlanan atışmaları; aynı başlık altında ve aynı gün içerisinde -1-; -2-; -3- diye yayınlayacağız. İlgi ve alakanıza şimdiden teşekkürler. Okuma: 202 Yorumlar (0)
![]() Yorum yaz
Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız, eğer kayıtlı deşilseniz lütfen ilk önce kayıt olunuz.
|
![]() | Bugün | 456 |
![]() | Dün | 1314 |
![]() | Bu Hafta | 1770 |
![]() | Geçen Hafta | 9683 |
![]() | Bu Ay | 29386 |
![]() | Geçen Ay | 44468 |
![]() | Toplam | 939087 |