| ELBİSTAN’DA ŞAİRLER BULUŞMASI!.. |
|
|
| Mehmet GÖZÜKARA |
| Mehmet Gözükara tarafından yazıldı. |
| Cuma, 21 Ekim 2011 05:43 |
|
Bildiğiniz üzere, 2006'dan bu yana Haber Elbistan gazetesi aracılığıyla üç atışma gerçekleştirilmişti. Dördüncü atışmaya başlayacağımızın müjdesini verirken, 2006'da Haber Elbistan gazetesinde H. Hasan Uğur ile yaptığımız ilk atışmadan başlamak suretiyle atışma sürecini anlatarak hafızalarınızı tazelemek istiyorum. H. Hasan Uğur, malumunuz vechile Elbistan"ın tanınmış şairlerinden biri olup, Ahmet Çıtak, Kul Hamit, Kamil Bozkurt, Ahmet Cansız Güllü gibi ünlü şairler kuşağından kalma, yaşı kemale ermiş, tecrübeli bir şahsiyettir. Yalnız şairlik hayatı bile benim toplam yaşımın çok üzerindedir. Zaman zaman gazetede karşılaşıp merhabalaşıyorduk. Öteden beri; kitaplarından tanıdığım Çıldır"lı Âşık Şenlik Baba, Narman"lı Sümmani, Erzurum"lu Âşık Reyhanî, Kars"lı Murat Çobanoğlu gibi nice âşıkların atışmalarını gıpta ve ilgiyle okuyordum. Okudukça da atışma isteği içerimde zapt edilmez bir arzuya dönüşmüş bulunuyordu. Atışmak mesele değildi, ancak atışacağım kişi, yol-yordam, usul-erkân bilen biri olmalıydı. Bu kişinin H. Hasan Uğur olabileceğini düşünüyor, fakat bir türlü dillendiremiyordum. Ama bir yolu olmalıydı... Bir gün, H. Hasan Uğur"un şiirinin yayımlandığı Haber Elbistan gazetesini okurken gözüm resmine ilişti. Saçları ağarmış, sakallı, sükûna erişmiş, gözleri yaşlılığın getirdiği masumiyete bürünmüş, yaşadığı acı-tatlı hatıraları yüz ifadesinde gizleyen bir resimdi bu... Aklımdakinin hayata geçirilmesi için şimdi tam sırası dedim; duygularım birden kabardı ve hissiyatıma tercüman olan “Yaşlı Şair-1” isimli şiiri kaleme alarak neşredilmek üzere gazeteye yolladım.
Yaşlı şair-1 -H.Hasan Uğur"a ithaf- Tavsuruna baktım gözlerin fersiz Yorgun görünürsün hasta mısın sen Saç-sakal aklaşmış senden habersiz Kara giyinmişsin yasta mısın sen diye başlayarak devam eden bu şiirim 16 Ocak 2006 tarihli gazetede yayımlandı. Sayın H. Hasan Uğur, bir yandan şiirimle pek ilgilenmemiş izlenimi verirken, diğer taraftan matbaada karşılaştığı Arif Bilgin Bey"e “Bilgin Hocam, Gözükara ne demek ister acaba?” diye sormuş. Arif Bey de, “Vallahi şairim, bir pehlivan çıkmış meydana, sana bakarak peşrev çekiyor. Ne demek istediğine artık sen karar ver. Sana gözünü kestirdiğine göre bir güvenci var demektir; göster bakalım kendini…” deyivermiş… H. Hasan Uğur da “Öyle mi?..” demiş... Arif Hocam benimle karşılaştığında, H. Hasan Uğur'la aralarında geçen muhabbeti anlatarak, “Eğer atışacaksan bir şiir daha yaz, benim bildiğim H. Hasan Uğur mutlaka cevap verecektir!” dedi. Bunun üzerine ben de “Yaşlı şair-2”yi yazıp yayımladım.
Yaşlı şair-2 Söz sohbet açıldı dünden Destur alıp girdim Uğur İnsan sızlanmaz keyfinden Sesin geldi sordum Uğur. dememle beraber atışma başlamış oldu. Hem de ne atışma…
Şiire şiir-1 Şu yaşlı adamı karşına alma Niceleri onu denedi gitti Artık son devridir, yenerim sanma Senin gibileri sınadı gitti diye başlayıp, şiddeti artarak devam eden şiirlerle biten bir atışma olmuştu. Sunumunu Arif Bilgin Bey"in yaptığı bu ilk atışma, 2006 yılında H. Hasan Uğur ile Mehmet Gözükara arasında geçmiş ve Mehmet Gözükara"nın üçüncü şiir kitabı olan Boyun Büktüm Güle Doğru isimli kitabın son kısmında (147-176. sayfa aralığında) neşredilmişti. İkinci atışma ise, birinciyle dolaylı olarak bağlantılıdır. Şöyle ki: Birinci atışma bittikten sonra, şair Ahmet Bulut"un “Atışma bitmeseydi Mehmet Gözükara"ya karşı ben de soyunacaktım” dediği kulağıma gelmişti. İlk karşılaşmamızda Ahmet Hocama bunun doğru olup olmadığını sordum ve “Eğer istiyorsan bu defa da seninle atışalım!” diye ekledim. Sonuçta atışmaya karar verdik. Böylece, 2007 yılında, Mehmet Gözükara ve Ahmet Bulut arasında başlayan ve katılan diğer şairlerle daha da şenlenen atışma okuyucunun beğenisini kazandı ve müstakil bir kitap olacak hacme ulaştı. Bu ikinci atışma, sunumu ve mizanpajı Arif Bey tarafından yapılan Namluya Şiir Sürdüler isimli kitapta toplanıp okuyuculara sunulmuştur. Üçüncü atışma, 2008'in sonunda başlayarak 2009'un başlarında tamamlanan ve Elbistan-Afşin şairleri arasında geçen atışmaydı. Bu atışmanın da sunumu Arif Bilgin Bey tarafından yapılmıştır. Bu üçüncü atışmada söylenen şiirler de yine Arif Bilgin Bey'in engin tecrübesiyle Şiir Döşedik Yollarına Elbistan"ın Afşin"in isimli kitapta toplanmıştır. Yapacağımız dördüncü atışmaya ise, Ahmet Bulut ve Mehmet Gözükara olarak ikimiz karar verdik. Kararımızın ardından şair dostlarımızla görüştük. Onların da bu yöndeki fikirlerini aldık. Yapabilecekleri katkıyı konuştuk. Atışmamıza, Türkiye"nin, hatta dünyanın neresinden olursa olsun her şair katılabilir. Buyursunlar gelsinler. Kim kimle atışmayı diliyorsa onunla atışsın. Gönlümüz ve atışmamız herkese açıktır. Atışmamız; Türk kültür geleneğinde olduğu üzere, mizahtan hicve kadar tüm sahaların tek tek yoklanacağı bir atışma olacaktır. Bütün bunlar yapılırken, toplumun şaire bakış açısını olumlu yönde bir istikamete çevirecek söyleyişlere ve müspet yakalayışlara kapı aralanacağını ümit etmekteyiz. Çünkü atışmada abartı, ironi gibi ince zekâ ürünü yöntemlerin yanı sıra düşüncelerin nükte, şaka ve takılmalarla süslenip anlatılması vardır. Dikkat edilmesi gereken hususlardan bir tanesi de şudur: Şamata ve gösteriye açık ve irticali olması dolayısıyla saz şairlerinin yaptığı atışmalarda bazı söylemler hoş karşılanabilmektedir. Kalem şairlerinin basın yoluyla yaptıkları atışmaya gelince, şiirlerini düşünerek vücuda getirdikleri dikkate alınacak olursa bu hoş görüyü beklemek her zaman mümkün olmayabilir. Onun için, atışmaya katılan şairlerimiz; ifadeleri, toplumda hoş karşılanacak nitelik ve sıfatta olması şartıyla şiirlerini yapıcı, taltif edici söylemlerin yanı sıra nükte, şaka, alaya alma, taşlama ve takılmalarla süsleyebilirler. Gerçi bu söylediklerimiz insanın mizacıyla alakalı bir husustur. Koyma su ile değirmen dönmez. Çünkü kişi söylediği söz gibidir. İyiden kötü hâsıl olmaz. Şairler de, söz ustası olmaları hasebiyle, sözü en güzel şekilde kullanmanın gereğini yerine getirecek demektir. Bunu ilerleyen zamanda göreceğiz inşallah. Elbistan halkının konuya ilgisini diğer üç atışmadan bildiğimizden, bu ilginin dördüncü atışmada da süreceğinden şüphemiz yok. Atışma denince her ne kadar âşıklar akla geliyorsa da, kalem şairleri olarak Elbistan'da geleneksel hale getirmeye gayret gösterdiğimiz atışma işinin, yeri ve zamanı geldiğinde mutlaka hak ettiği yeri bulacağına inanıyoruz. Bu geleneğe -belediye veya kaymakamlık gibi- sahip çıkan bir kurum veya kuruluş olursa, çok daha organizeli ve seviyeli bir çalışma çıkacağı tartışma götürmez bir gerçektir. Burada katılımcı şairlere başarılar dilerken; bize düşen temenni, açılan meydanda hiçbir şairin dilinin sürçmemesi ve ayağının kaymamasıdır. Haftaya, Pazartesi günü, atışmaya davet şiiri, atışmanın sunumunu da üslenmem hasebiyle tarafımdan yayımlanacaktır. İletişim adresi: Bu e-posta adresini spambotlara karşı korumak için JavaScript desteğini açmalısınız Allah utandırmasın! Okuma: 296 Yorumlar (0)
![]() Yorum yaz
Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız, eğer kayıtlı deşilseniz lütfen ilk önce kayıt olunuz.
|
![]() | Bugün | 397 |
![]() | Dün | 1314 |
![]() | Bu Hafta | 1711 |
![]() | Geçen Hafta | 9683 |
![]() | Bu Ay | 29327 |
![]() | Geçen Ay | 44468 |
![]() | Toplam | 939028 |