| Elbistan Ağıtları İçin, Elbistan Kaymakamı Sayın Metin Maytalman Ne Dedi? |
|
|
| Mehmet GÖZÜKARA |
| Mehmet Gözükara tarafından yazıldı. |
| Pazartesi, 25 Temmuz 2011 10:35 |
|
Ağıtlar, halk edebiyatımızın en çok söylemelik türlerindendir. Türkler çok eski devirlerden beri ağıtlar yakarak duygularını ifade etmişlerdir. Din olarak İslâm'ı seçtikten sonra da bu durum değişmemiştir. Ölüm, sıla özlemi, sel, deprem, yangın gibi afetlerden duyulan hüzün ve kederi toplumun diğer üyeleri ile paylaşma ihtiyacı hissetmişler ve bunu ağıtlar yoluyla yapmışlardır. Ağıtlarla; acının, hüznün paylaşılması; bu yolla katlanılan ıztırabın hafifletilmesi amaçlanmıştır. Zira insanlar, paylaşılan acıların azaldığını, sevinçlerin arttığını keşfetmişlerdir. Biz de hala aynı şekilde davranmıyor muyuz? Paylaşılmayan acının her lahza şiddetini artırdığını tecrübelerimizle çok iyi biliyoruz. Bu yüzden de ilk fırsatta, dost bildiklerimize içimizi döküyoruz, yakın çevremizle onları paylaşıyoruz. Anadolu'da hala ağıtların yakılmasına tanık oluyoruz. Eskiden olduğu gibi özellikle kadınlarımız cenazelerde duygularını ağıtlarla dışa vuruyorlar. Kına gecesinde ağıtlar söyleniyor. Hangimizin annesi gurbetteki babamız için ağıt yakmadan durabiliyor? Kim, annesinin ev işleri ile meşgulken içten içe ağlayacak kadar ölmüşlerini andığını inkar edebilir? Kimse!.. Çünkü bu, öğrenilmiş bir olgudur. Bir kültürdür. Yılların birikimiyle oluşmuştur. Acılar karşısında sergilenecek, toplumun öğrenmiş olduğu bir tavırdır. Aksi bir tavır ya da davranış öğrenilmediği sürece bu böyle devam edecektir. Ağıtlar yalın, fakat bir o kadar müessir söz dizileridir. Hisleri, en anlaşılır ve en etkili şekilde iletirler muhatabına, topluma. Yoruma, tefsire lüzum kalmaz. Samimidirler, doğaldırlar; yüreğin ta derinliklerinden kopup gelirler. Elbistan ve yakın çevresinde yakılmış ağıtlar da çok farklı değildir; mahallî ağzı ya da sözcükleri dikkate almazsak eğer. Gerçekten de, elinizdeki bu eseri incelediğinizde hak vereceksiniz bize. Şair Mehmet Gözükara ile araştırmacı-yazar Ömer Hakan Özalp titiz ve yorucu bir çalışmayla bu hacimli eseri hazırlamışlar, çok da iyi yapmışlar. Bu çalışmayla, bu yörede yakılan ağıtlar kayıt altına alınmış; bir kültür unsurunun kaybının önüne geçilmiştir. Bu kayıtlar sosyoloji, psikoloji, antropoloji, tarih, edebiyat gibi bilim dallarının istifade edeceği kıymetli birer veri olmanın ötesinde, okuyucunun çoğu zaman duygularına tercüman olacak, acılarını dindirecek bir teselli kaynağı olacaktır. Kuşaklar arası köprü görevi de ifa edecektir şüphesiz. Bu nedenle, eseri derleyenlere teşekkürlerimi sunarken, okuyucuların da en güzel şekilde istifade etmelerini diliyorum. 14 Haziran 2011 Metin Maytalman Elbistan kaymakamı Okuma: 267 Yorumlar (0)
![]() Yorum yaz
Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız, eğer kayıtlı deşilseniz lütfen ilk önce kayıt olunuz.
|
![]() | Bugün | 396 |
![]() | Dün | 1314 |
![]() | Bu Hafta | 1710 |
![]() | Geçen Hafta | 9683 |
![]() | Bu Ay | 29326 |
![]() | Geçen Ay | 44468 |
![]() | Toplam | 939027 |