Baron Tasarım İnternet Hizmetleri

Afşinin Sesi

Yeşil Afşin

www.Afsinliler.com

Afşin FM

Elbistanın Sesi Gazetesi

 Elbistan Kaynarca Gazetesi

Bizim Elbistan Gazetesi

 Er-TV

parfumevi.jpg
13.jpg
uyegirisi
HACCIN HATIRLATTIKLARI ve HAC HATIRALARIM/İlçe Vaizi Mehmet AYGÜN. Yazdır e-Posta
Mehmet AYGÜN
Mehmet AYGÜN tarafından yazıldı.   
Pazartesi, 03 Ocak 2011 09:02

hajj22Acaba kutsal topraklara gitmeyi hak edecek hangi ameli işledim diye kendi kendime sorarken bu sorumun cevabını bulamadan kendimi yoğun bir telefon trafiğinin içinde buldum.

Sorumlu olduğum hacıları tek tek arayıp hareket saatimizi haber vererek onların heyecanlarını bir kat daha arttırdığımı hissettim. Ve beklenen gün geldi… hacılarımızla birlikte yaşayacağımız bir çok ilk olacaktı: yaklaşık bir buçuk milyar insanın her gün defalarca kendisine yönelip hayalinde canlandırdığı Kâbe’yi canlı olarak müşahede edecektik. Arif olmanın adresi Arafat’ı görecek, dünyanın dört bir yanından gelen her gün aynı kıbleye yöneldiğimiz dindaşlarımızla aynı mekanda buluşacaktık. Müzdelife’de şuura erecek ve Mina’da nefsin ve şeytanın isteklerini taşlayarak en çok sevdiğimiz varlıkları “bir kalpte iki sevgi olmaz”(Ahzab Sûresi 33/4) hükmüyle boğazlayacak ve gerektiğinde kendi varlığımızı da feda edebileceğimizin ifadesi olan saçımızdan keserek serden geçerek gerçek aşka ulaşacaktık.

Tabi bütün bunların kalemle yazıldığı ve rahat koltuklarda okunduğu kadar kolay olmadığını ancak yaşayınca anlayacaktık. Ve yine şunu bir kez daha hatırlayacaktık ki cennet ucuz değil.

Hele şeytanla mücadele etmenin bizim gibi ham ruhlar için ne kadar zor olduğunu şeytanı taşlarken yaşadığımız zorlukla daha iyi anladık. Ham ruhlar için dedim çünkü Kuran gerçekte şeytanın hilesinin pek zayıf olduğunu belirtiyor.

Bayram gecesi büyük şeytanı taşlayıp otele yaklaşık 200 kişilik kafilemizle dönerken gelen telefonda kaybolduklarını bildiren karı koca yaşlı hacımız kendilerini gelip almamızı istiyor. Onlara yakın bir yerde olan din görevlisi arkadaşımıza durumu haber veriyoruz. Sabaha kadar yaklaşık 3 saatlik bir arama sonuç vermiyor. Ertesi gün ben de arıyorum ama nafile. Ortamın kalabalık oluşuna, yaşlı hacılarımızın yerlerini tam olarak belirtememeleri ve meramlarını ifade edememeleri de eklenince işmiz daha da zorlaşıyor. Ve şunu bir kez daha anlıyoruz ki hac ibadeti emekli olup iyice yaşlandıktan sonra yapılan bir ibadet olmaktan çıkmalı. Doya doya ve duya duya bir hac yapmak için hiçbir mazeret bu kutlu yolculuğu ertelememeli. Bir buçuk günlük bir ayrılıktan sonra nihayet bu iki hacımıza kavuşuyoruz. Orada yaşadığımız buna benzer hadiseleri kayıp diye nitelendirmek çok da doğru değil. Sadece bir müddet gözden ırak oldu demek daha doğru olur zannediyorum. Günde belki de yüzlercesi yaşanan bu gözden ırak olma hadiselerinde yapılması gereken; gördüğü herhangi bir Türk hacısına durumunu anlatıp onun oteline giderek bir müddet misafir kalmak. Bu arada boynundaki kimlik kartından kaldığı otel tesbit edilerek görevlisine haber verilir. Ve en kısa zamanda kendisini almaya gelirler.

İnsan Beytullaha giderken zihnen Allah Rasulünün(aleyhisselam) yaşadığı döneme gider. Sevgili Peygamberimizin ibadet maksadı ile gittiği  Kabe’de, müşrikler tarafından babasına eziyet edildiğini gören  Hz. Fatıma’nın narin vücudu ile babasına yardıma koşuşunu görür gibi olur. Ve ardından Allah Rasülünün(aleyhisselam) “ağlama ey kızım Allah babanı zayi etmeyecektir.” Sözünü işitir. Evet her sözün gibi bu sözün de doğru. Allah seni zayi etmedi. Allah seni bırakıp terk etmedi. Sana darılmadı. Milyonları sana meftun etti. Sana o eziyetleri reva gören Ebu Cehilleri de daha dünyada rezil etti.

Buna benzer bir çok hadiselerin izlerini barındıran emin beldeden ayrılış vakti geldi. Veda tavafına hazırlandığımız bir anda terleten sıcağa inat şeker hastalığının ve kansızlığın etkisi ile zemheride imiş gibi titreyen hacımızı iki kişi kollarına alıp getirdiklerinde, adımlarını sürüyerek atan bu şahsın veda tavafını yapmasının mümkün olmadığını anlayıp “Hacı amca ziyaret tavafından sonra yapmış olduğun herhangi bir tavaf da veda tavafı yerine geçer, senin bu durumda gelmene gerek yok” dediğimde cenk meydanında kanının son damlası akmak üzere olup da onu da yerinde kullanmaya çalışan yorgun savaşçı misali ile karşımda durup “hocam kabul olur mu?” demesi beni hayli duygulandırmıştı.

Bu mukaddes mekanlara elveda demenin hüznünü yaşarken yeni bir hayata merhaba demenin, diyebilmenin sevinci ile karmakarışık duygular içinde veda tavafına gidiyoruz.

Pakistan’a damgasını vuran son dönem şahsiyetlerinden Muhammed İkbal ellerinde hediyelerle gelen hacılara şöyle seslenir: getirdiğiniz hediyeler pörsüyecek, tesbihler kopacak, takkeler  yıpranacak… bunları getireceğinize Hz. Ebu Bekir’in sadakatini, Hz. Ömer’in adaletini, Hz. Osman’ın iffetini, Hz. Ali’nin şecaatini getirseydiniz ya!..

Evet hacı olmanın ötesinde hacı kalmak var. İnsanın hayatında haccın milad olması var. Ve bundan sonra dualarımıza ekleyeceğimiz bir şey daha var:

Ey Rabbimiz! Bundan sonraki hayatımızı bundan öncekinden hayırlı eyle.

Beytini gören şu gözlerimize zihnimizi bulandıracak şeyleri gösterme.

Mübarek mekanlarda gezen ayaklarımıza yanlış adım attırma.

Kutsala dokunan ellerimizi harama uzatma.

Gören gözümüz, tutan elimiz ol Ya Rabb!

Mehmet AYGÜN

İlçe vaizi

 

Siz değerli üye Mehmet AYGÜN bizimle bu yana Cumartesi, 06 Ağustos 2011.


~~~~~~~~~~~~~~~~
simge simge simge_copy akonsimge
akonm
~~~~~~~~~~~~~~~~
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam

Online Üyeler

Yok

Yazarlar

A.Süreyya DURNA
A.Süreyya DURNA
Adem GÜNDOĞAR
Adem GÜNDOĞAR
Afşin Halit Aksu
Afşin Halit Aksu
Ali Başpınar (Çöteli)
Ali Başpınar (Çöteli)
Ali Rıza Ceviz
Ali Rıza Ceviz
Av.Mehmet Turan
Av.Mehmet Turan
Av.Murat Bozkurt
Av.Murat Bozkurt
Bahri BOLAT
Bahri BOLAT
Cuma Tahiroğlu
Cuma Tahiroğlu
Doğan Akpınar
Doğan Akpınar
Erol Boyunduruk
Erol Boyunduruk
Fethi Uğurlu
Fethi Uğurlu
Fevzi Kaynak
Fevzi Kaynak
Furkan Cansoy
Furkan Cansoy
Galip Özer
Galip Özer
H.İbrahim Genç
H.İbrahim Genç
Halil DEMİR
Halil DEMİR
Haşim Kalender
Haşim Kalender
İsmail Çelik
İsmail Çelik
Kerem AKPINAR
Kerem AKPINAR
Mehmet Gören
Mehmet Gören
Mehmet Gözükara
Mehmet Gözükara
Mehmet Mortaş
Mehmet Mortaş
Mevlüt Kır
Mevlüt Kır
Necmi Kızılay
Necmi Kızılay
Adem KÖKER
Adem KÖKER
Nurettin Ertekin
Nurettin Ertekin
Nuri Siyami Demir
Nuri Siyami Demir
Oğuzhan Köker
Oğuzhan Köker
Ömer Arslan
Ömer Arslan
Osman KONAK
Osman KONAK
Refik Gündoğar
Refik Gündoğar
Salih Zeki ŞAHİN
Salih Zeki ŞAHİN
Şeref Ertekin
Şeref Ertekin
Tahir Görenli
Tahir Görenli
Tuğba Söyler
Tuğba Söyler
Veli Kabaağaç
Veli Kabaağaç
Yakup Canpolat
Yakup Canpolat
Zihni Ertuğrul
Zihni Ertuğrul
Yusuf GÖKDOĞAN
Yusuf GÖKDOĞAN
Bedir ÖZKÖK
Bedir ÖZKÖK
Malik Ejder İNAL
Malik Ejder İNAL
Mustafa HAMİŞ
Mustafa HAMİŞ
Mustafa KÖŞ
Mustafa KÖŞ
Ramazan KIRAÇ
Ramazan KIRAÇ
Mehmet AYGÜN
Mehmet AYGÜN
Mehmet TAHİROĞLU
Mehmet TAHİROĞLU
NAZMİ GÖKDOĞAN
NAZMİ GÖKDOĞAN
EYÜP ŞAHAN
EYÜP ŞAHAN
Alaaddin AĞCADAĞ
Alaaddin AĞCADAĞ
FİKİR YELPAZESİ
FİKİR YELPAZESİ
ADEM TÜRKHAN
ADEM TÜRKHAN
CUMA AYAR
CUMA AYAR