|
Haşim Kalender
|
|
Haşim Kalender tarafından yazıldı.
|
|
Çarşamba, 04 Ağustos 2010 12:50 |
|
|
Nakış ı lamba isi, kara mertekli evim Özledim anıyorum acı, tatlı günlere Saatlerce yol yürü yığılır ev ödevim Zor idi demiyorum acı, tatlı günlere
Varımızla şenlenir, yalın ayak koşardık Oyuncaklar yapardık türkümüzle coşardık Yarı açtı karnımız, kıt kanaat yaşardık Ekmeği banıyorum, acı tatlı günlere
O andı yaşananlar dünya yansa duymazdık Tokat azar vız gelir gönül bile koymazdık Karıncayı incitmez böceklere kıymazdık Ah çekip yanıyorum acı tatlı günlere
Nevruz sümbül toplayıp taç örerdik çiğdemde Gülmek için bahane faydalandık her demde Şimdi içim kanıyor ara sıra gülsem de Uymuyor deniyorum acı tatlı günlere
Kenger, çiğdem, purçalık çerez diye yenirdi Yağlı yavan doyulur bin kez şükür denirdi Kıştan kalan verese harmanda ödenirdi Döndükçe dönüyorum acı, tatlı günlere
Yaşananlar içinde, yaşayanlar güzeldi Sıkıntılar kederler denilmezdi özeldi Seherde şakır bülbül yalnızlığa gazeldi Kuş olup tünüyorum acı, tatlı günlere
Ana, baba sağ idi, günümü bayram kılan Onlarsız gülmek yalan dünya bir daha yalan Çağlayıp gelen sonda kim oldu ki kurtulan Sal yaptım biniyorum acı, tatlı günlere
Gün geldi kuru yerde gün geldi döşek serdik Nerde akşam olursa, orda sabah ederdik Kalender zaman geçti acı tatlı gün gördük Baktıkça tanıyorum acı, tatlı günlere
|
|
|
|
Haşim Kalender
|
 |