Baron Tasarım İnternet Hizmetleri

Afşinin Sesi

Yeşil Afşin

www.Afsinliler.com

Afşin FM

Elbistanın Sesi Gazetesi

 Elbistan Kaynarca Gazetesi

Bizim Elbistan Gazetesi

 Er-TV

nazartemizlikurunleri.JPG
06.jpg
uyegirisi
Halk Ozanlarımız
Berçenekli Ali Bu Akşam Türkiyem TV'de,Pazar Akşamı Aksu Tv'de. Yazdır e-Posta
Halk Ozanlarımız
yönetim tarafından yazıldı.   
Cumartesi, 05 Mayıs 2012 05:37

bereneklialiiYöremizin güçlü sesi Berçenekli Ali Malatya'dan Tüm Türkiye ye yayın yapan Türkiyem TV'de yayınlanan Aşık Ercan'ın sunduğu Arguvan Ezgileri isimli proğramda sevenleriyle buluşuyor.

Proğram saat 20:00-23:00 saatleri arasında Türkiyem TV'de...

Ozanımız ayrıca 06.05.2012 Pazar günü Kahramanmaraş Merkezden Tüm Türkiye'de yayın yapan Aksu Tv ekranlarında olacak.

Berçenekli Ali saat 20:00-23:00 saatleri arasında Ozan Nuri'nin sunduğu Türkülerimiz proğramına konuk olacak.

Kaçırmayın.

 
Berçenekli Ali Artık Net'te. Yazdır e-Posta
Halk Ozanlarımız
yönetim tarafından yazıldı.   
Perşembe, 03 Mayıs 2012 08:16

f_copy_copy_copy_copy_copyYöremizin güçlü sesi,Aşık Mahzuni Şerif ekolünün yaşatıcısı ve yayıcısı Halk Ozanımız  Berçenekli Ali artık sevenleri ile İnternet Ortamında buluşacak.

Klipleri,Proğramları ve duyurularının yer aldığı www.bercenekliali.com İnternet sitesi yayına girdi.

Tüm dostları buraya bekliyoruz.

 
Berçenekli Ali Pazar Akşamı Aksu TV'de. Yazdır e-Posta
Halk Ozanlarımız
yönetim tarafından yazıldı.   
Cumartesi, 14 Nisan 2012 16:16

 

aliabiiiİlçemizin yetiştirdiği günümüz Halk Ozanlarından Aşık Mahzuni Şerif’in izinden giden,Onu dilden dile,nesilden nesile aktararak unutturmayan Ozan Berçenekli Ali Pazar günü akşam saat 20:00 de Ozan Nuri İle Türkülerimiz  proğramına konuk oluyor.

Her Pazar akşamı saat 20:00 de ekrana gelen Ozan Nuri İle Türkülerimiz proğramı Bölgenin Halk Ozanlarının gönül aynasından yansıyanlarını ekrana taşımaya devam ediyor.

Proğramın Bu hafta ki konuğu Ozan Berçenekli Ali.Saat 20:00 de başlayacak olan proğramı sakın kaçırmayın.Hatta telefon bağlantısı ile Ozanımıza sahip çıkalım ve destek verelim.

 

 
Berçenekli Ali Site Yöneticimiz Halil DEMİR'i Ziyaret Etti. Yazdır e-Posta
Halk Ozanlarımız
yönetim tarafından yazıldı.   
Perşembe, 05 Nisan 2012 10:01

DSCF8184Halk Ozanımız Berçenekli Ali site yöneticimiz Halil DEMİR'i ziyaret etti.

YOLLAR MAHZUNİMİ BULAMIYORUM isimli Albüm çalışmasını tamamlayan Berçenekli Ali Albümünün Mahzuni Şerif'in vefatının 10. yıldönümü olan 17 Mayıs 2012 tarihinde piyasada olacağını söyledi.

Afşin Haberleri konusunda hassasiyetinden dolayı Yedisevin.com'u her zaman takip ettiğini söyleyen Berçenekli Ali sitemizin yayınlarının  kesintisiz olarak devam etmesi gerektiğini söyledi.

Halk Ozanımız Berçenekli Ali'ye ziyaretinden dolayı teşekkür ediyoruz.

 
Berçenekli Ali Mahzun-i Şerif'in Vefatının 10. Yılında Albüm Çıkardı. Yazdır e-Posta
Halk Ozanlarımız
yönetim tarafından yazıldı.   
Perşembe, 05 Nisan 2012 07:18

ali_abiAşık Mahzuni Şerif'in türkülerini seslendiren,Büyük Ozan Mahzuni'nin yolundan yürüyen,Onu her daim hatırlatan,Unutturmayan Berçenekli Ali bugünlerde yeni albümünün piyasaya çıkacağı günleri iple çekiyor.

YOLLAR MAHZUNİMİ BULAMIYORUM isimli albüm 17 Mayıs 2012 Perşembe günü tüm seçkin müzik marketlerde satışa sunuluyor.

Konu ile ilgili site yöneticimiz Halil DEMİR'e konuşan Berçenekli Ali, "Mahzuni Babanın 10 Ölüm yıldönümü olan 17 Mayıs 2012 Perşembe günü Uzun zamandır çalışmasını yaptığım YOLLAR MAHZUNİMİ BULAMIYORUM isimli albümüm piyasaya çıkıyor.


Albüm Türkiye ile aynı tarihte yurt dışında Almanya *KLÖN.Gala Müzik te yerini alacak.

 

Albüm ile ilgili bilgiler aşağıda.
Anadolu Müzik Yapım
İMÇ 6. BLOK No :6605
UNKAPANI
İSTANBUL
Türkiye
34500
Bu e-posta adresini spambotlara karşı korumak için JavaScript desteğini açmalısınız
(0 212) 522-10-00
(0 212) 522-11-21

 

 
Aşık GULFANİ TV KAYSERİ'deydi. Yazdır e-Posta
Halk Ozanlarımız
yönetim tarafından yazıldı.   
Cuma, 27 Ocak 2012 07:08

AIK_GULFAN_PENAH_EMRL_OGLU_AFNL_HAKANİlçemizin yetiştirdiği büyük Halk Ozanlarımızdan Aşık Emrah GULFANİ önceki gün KAYSERİ TV'de Hanımca Proğramına konuk oldu.

Hafta içi hergün 15:00- 17:00 saatleri arasında yayınlana Hanımca proğramında Kamuran KÜÇÜKDEVECİ'nin konuğu olan Halk Ozanımız Aşık Emrah GULFANİ seslendirdiği türkülerle izleyicilerin gönlünde taht kurdu.

Buram Buram Afşin kokan Aşık GULFANİ türküleri stüdyoda izleyenleri coşturdu.

 
Hemşehrimiz Mihriban TÜRKMEN'in Albüm Çalışması Devam Ediyor. Yazdır e-Posta
Halk Ozanlarımız
yönetim tarafından yazıldı.   
Çarşamba, 25 Ocak 2012 08:16

mihribanİlçemiz Afşin'in yetiştirdiği Ses Sanatçılarımızdan,başarıları ile her zaman onur duyduğumuz hemşehrimiz Mihriban TÜRKMEN'in İlk Albümü çok yakında tamamlanıyor.

 
Hemşehrimiz KIRAÇ'tan Muhteşem Açıklama;"Eurovision'a gidersem Türkçe söylerim" Yazdır e-Posta
Halk Ozanlarımız
yönetim tarafından yazıldı.   
Cuma, 30 Aralık 2011 08:49

kirac-resimleri-6Eurovision Şarkı Yarışması’nda ülkemizi rock müziğin ünlü ismi Kıraç’ın gideceği gündeme geldi.

Adı geçen yıllarda da Eurovision'un en güçlü adayı olarak geçen Kıraç ise bugün konuk olduğu Kral Pop'taki Mehmet'in Gezegeni'nin sunduğu "Derindekiler" programında Eurovision için TRT'den resmi teklif aldığını doğruladı. Eurovision ile ilgili görüşmelerinin devam ettiğini ancak kurumlara verdiği söz nedeniyle konuyu uzatmak istemediğini belirten Kıraç, "Eğer ki, 'Kıraç gitmelisin' derlerse, hiç kimse merak etmesin ben kimseyi üzmem. Fakat gidersem de Türkçe söylerim" açıklamasını yaptı. Kıraç'ın Euorovision'a gideceği iddiası gündeme gelir gelmez sosyal medyadan TRT'ye tepki yağdı. twitter'da TRTprotesto başlıklı geniş katılımlı bir kampanya başlatıldı.

 
Aşık Meçhuli Fransa'da Vefat Etti. Yazdır e-Posta
Halk Ozanlarımız
yönetim tarafından yazıldı.   
Pazartesi, 29 Ağustos 2011 08:56

MechulidddddddTüm Türkiye'nin Aşık Meçhuli mahlası ile tanıdığı Hasan Öztürk, bir süreden beri tedavi gördüğü Fransa'da 65 yaşında vefat etti.

Akciğer kanseri olan ve 1 aydan beridir de Fransa'da tedavi gören Aşik Meçhuli, 27 Ağustos 2011 günü hayatını kaybetti. Afşin'e bağlı Kaşanlı köyünde doğan Meçhuli'nin cenazesi, Kaşanlı köyünde toprağa verilecek.

AŞIK MEÇHULİ:

Ozan. Afşin ilçesinin Kaşanlı köyünde 1946’da doğdu. Asıl adı Hasan Öztürk’tür. Küçük yaşta âşıklık geleneğine girmiştir. Babasını küçük yaşta veremden kaybeder. Hayatı yoksulluk içerisinde geçer. Bir süre memurluk ve işçilik yapmışsa da geçimini sazı ve sözü ile sağlamaya çalışmıştır. “Meçhûlî Sazıyla Yarine Der ki” adlı şiiri 1968’de plak yapılır. İlk önceleri ustası Kul Hasan’ın verdiği Sarı Abdal mahlasını kullanmıştır. Beş kaseti ve 3 adet şiir kitabı vardır.

 
Afşin'li Hakan'ın Yeni Albümü Piyasaya Çıktı. Yazdır e-Posta
Halk Ozanlarımız
yönetim tarafından yazıldı.   
Cumartesi, 13 Ağustos 2011 08:48
Ayrıntılar Sadece Sitemizde...BEKLEYİN!!!
 
Aşık Emrah GULFANİ VATAN TV'deydi. Yazdır e-Posta
Halk Ozanlarımız
yönetim tarafından yazıldı.   
Çarşamba, 29 Haziran 2011 11:37

vatan-tv-programİlçemizin yetiştirdiği Halk Ozanlarından Aşık Emrah GULFANİ Vatan Tv'de yayınlanan TÜRKÜLERİMİZ proğramına konuk oldu.

Tamer OLGUN'un sunduğu TÜRKÜLERİMİZ Proğramında sevenlerinin telefon ve mesaj yağmuruna tuttuğu Aşık Emrah Gulfani proğramda kendisine gösterilen ilgi ve desteğe teşekkür etti.

Her salı VATAN Tv'de yayınlanan Türkülerimiz proğramı Unutulan Türkülerimizi halkımıza tekrar hatırlatmak amacıyla Tamer OLGUN tarafından hazırlanıp sunuluyor.

Aslen Afşin'e bağlı Ördek Köyümüzden olan ve şu anda Kayseri'de ikamet etmekte olan Halk Ozanımız Aşık Emrah GULFANİ proğramda yöremizden Türküler seslendirdi.

 
Aşık Gulfani Afşin'de. Yazdır e-Posta
Halk Ozanlarımız
yönetim tarafından yazıldı.   
Çarşamba, 25 Mayıs 2011 09:08

DSCF6520Elbistan'da bir firmanın açılışında konser vermek üzere memleketine gelen Aşık Emrah Gulfani ilçemiz Afşin'e gelerek dost hasreti giderdi.

Başta baba ocağı Ördek Köyü olmak üzere ilçemizin çeşitli köy ve mahallelerinde eş,dost ve akraba ziyaretinde bulunan Aşık  GULFANİ memleket hasreti giderdi.

Yediler İş Merkezinde Ozan ve Şair dostları ile de bir araya gelen Aşık Gulfani bizleri de unutmamış.

"Afşin'e memleketime hasret gidermeye geldim" diyen Aşık GULFANİ Şu anda Kayseri'de ikamet ediyor ve yurt içinde konserlere yetişmeye çalışıyor.

Afşin'li Hakan'ı da makamında ziyaret eden Aşık GULFANİ "Afşinliler olarak sizlerden ricam Afşin'li Hakan'a desteğinizi esirgemeyin" dedi.

 
Aşık Mahsuni Şerif Anıldı. Yazdır e-Posta
Halk Ozanlarımız
yönetim tarafından yazıldı.   
Salı, 24 Mayıs 2011 06:57

ff_1Aşık Mahsuni Şerif, ölümünün 9. yılında Nevşehir'in Hacıbektaş ilçesinde düzenlenen etkinlikle anıldı. Anma törenine Afşin ve Elbistan'dan çok sayıda Mahsun-i Şerif hayranı katıldı.Berçenek Köyü Muhtarı Mevlüt KUL ve Aşık Berçenekli Ali de katılanlar arasındaydı.

Aşık Mahsuni Şerif, ölümünün 9. yılında Nevşehir'in Hacıbektaş ilçesinde düzenlenen etkinlikle anıldı.

ffHacıbektaş Kültür Sitesi'nde düzenlenen anma programında konuşan Hacıbektaş Belediye Başkanı Ali Rıza Selmanpakoğlu, Aşık Mahsuni Şerif'in "Han Sarhoş, Hancı Sarhoş" adlı türküsünün sözlerini okudu.

Selmanpakoğlu,
Mahsuni Şerif'in bu eserinde, asıl eleştirisinin devlet olduğunu ve dolayısıyla da hükümetleri eleştirdiğini ifade ederek, şunları söyledi:

"Dönemin Başbakanı
Nihat Erim için 'Erim erim eriyesin' diye türkü söylediği için cezaevinde yatmıştır. Oysa Mahsuni, sistemi eleştirmiştir. Cezaevi çıkışında, yine eleştirilerine bağlamasıyla ölene dek devam etmiştir. Mahsuni'nin, bir başka arzusu da milletvekili olabilmekti ancak bu mümkün olamadı. Mahsuni Şerif, hayatı boyunca işçinin, köylünün, yani ezilenlerin sesiydi. "

Konuşmaların ardından, Aşık
Mahsuni Şerif'in hayatını anlatan slayt gösterisi sunuldu, semah dönüldü.

Etkinliğe,
Mahsuni Şerif'in eşi Fatma Mahsuni ile oğlu Ali Mahsuni ve torunları da  katıldı.

 
"Mahsuni Gelecek Nesillere Anlatılsın" Yazdır e-Posta
Halk Ozanlarımız
yönetim tarafından yazıldı.   
Çarşamba, 18 Mayıs 2011 06:09

kul_copy17 Mayıs 2002 tarihinde aramızdan ayrılan Halk Ozanımız Aşık Mahsuni Şerif ilçemiz Afşin'de sevenleri tarafından anıldı.Ancak herhangi bir proğram yapılmadı.

Berçenek Köyü'nde geçtiğimiz Perşembe günü YOL TV Proğramlarından OZANCA Proğramı ekibi Ozanın yaşadığı yerleri ve yaşadıklarını anlatmak amacıyla bir çekim gerçekleştirdi.

Proğram 17 Mayıs 2011 Pazartesi günü 2 saat boyunca Aşık Mahsuni Şerif'i anlattı.Ancak Saat 22:00 de ekrana gelen proğramdan Afşin'liler pek haberdar değildi.

Berçenek Köyü Muhtarı Mevlüt KUL, "Büyük Ozanın yaşadığı memleketinde de anılmasını ve unutturulmamasını isteyerek Bizim için çok önemli olan bu günün gelecek nesillere aktarılmasını ve Ozanın unutturuımamasını" istedi.

Afşinde Sitemiz haricinde diğer Basın Kuruluşlarının Ozanı hatırlamaması ve Elbistan Basınında da hakettiği yeri alamaması da yrıca Mahsuni Şerif'i sevenleri üzdü.

 
Mahzun-i Şerif'e Vefa. Yazdır e-Posta
Halk Ozanlarımız
yönetim tarafından yazıldı.   
Salı, 17 Mayıs 2011 09:46

0_copy_copyİçerisinde www.yedisevin.com ekibinden Gökhan KANAT ve Okan ARSLAN'ında bulunduğu Doğan DAĞASAL ve Yunus AÇIKGÖZ'den oluşan 4 Kişilik ekip Merhum Halk Ozanımız Mahsun-i Şerif'in doğduğu topraklarda izini sürerek canlı şahitlerle yapılan görüşmeler neticesinde hazırladıkları Ödev tezini yayınlıyoruz.

10 Bölüm halinde okuyucuya ulaşacak olan Yazı Dizisinde Mahsun-i Şerif'in doğduğu topraklardan ilginç fotoğraflara da yer vereceğiz.

Bir Kültür Hizmeti olarak sunacağımız "BERÇENEKLİ MAHZUNİ" yazı dizisi yarından itibaren başlıyor.

 
Hemşehrimiz Okan ARSLAN Sitemizi Ziyaret Etti. Yazdır e-Posta
(2 Votes)
Halk Ozanlarımız
yönetim tarafından yazıldı.   
Cumartesi, 02 Nisan 2011 14:16

   DSCF5205Yaklaşık 8 Yıldır Bağlama çalıp Yöremizin Türkülerini söyleyen hemşehrimiz Okan ARSLAN Site yöneticimiz Halil DEMİR'e nezaket ziyaretinde bulundu.

 
İbrahim TATLISES... Yazdır e-Posta
Halk Ozanlarımız
yönetim tarafından yazıldı.   
Çarşamba, 23 Mart 2011 07:54

ibrahim-tatlises"10 yaşına kadar kardeşleriyle birlikte hiç okula gitmedi İbo. Niye okumadığını soranlara içinde önemli bir mesajı da barındıran “Urfa’da Oxford vardı da biz mi okumadık!” diyecekti."

Bir mağarada başlayıp vergi rekortmenliğine, trilyonluk servete uzanan bir öykü... Dövse de, silah çekse de kendisinden vazgeçmeyen kadınlarla, şaibeli ilişkileriyle, filmleriyle, sınırları aşan şarkılarıyla Türkiye’nin popüler kültürüne damga vuran bir isim: İbrahim Tatlıses...

 

Mart gece yarısı… Her hafta olduğu gibi, yıllardır sürdürdüğü ‘İbo Show’ programını tamamlayıp evine dönecekti. Beyaz TV binasından, önce danışmanı Buket Çakıcı, ardından o çıktı. Arabasına bineceği esnada hayranı olduğunu söyleyen iki kişi ünlü türkücünün yolunu kesip fotoğraf çektirmek istedi. Hayranlarını kırmadı, fotoğraf çekildikten sonra arabasının ön koltuğuna oturdu. Hayranları onunla fotoğraf çektirmenin sevinciyle mi yoksa bir yerlere mesaj göndermek maksadıyla mı bilinmez, çığlık atmaya başladı. Ve yaklaşık 15 saniye sonra o çığlıkların arasına silah sesleri karıştı. Gri renkli bir araç tarafından önü kesilen otomobile kalaşnikof ile 11 el ateş edildi. Kurşunların 4’ü araca isabet etti. Olayda Buket Çakıcı boynundan, o ise kafasından ağır yaralandı.

Saldırıya uğradığı günden bu yana hiç şüphesiz, haftanın en çok konuşulan ismiydi İbrahim Tatlıses. Japonya’daki tsunaminin ardından ‘nükleer felaketi’ bile geçip gündemin ana maddesine o oturmuştu. Sendai’den ajanslara düşen fotoğraflar bir yana, İbo’nun vurulma anına dair görüntüler daha çok konuşuluyordu Türkiye’de. Sadece Türkiye’de mi? Ortadoğu’da, Balkanlarda, Avrupa’da…

Doktorlar hayati riskin yüzde 80’lerde olduğunu söylediği ilk günlerde dua siteleri bile kurulmuştu sanatçı için. Ekranlardaki tartışma programları da ona ayırmıştı yerini. Kimi bir fenomen olduğundan, kimi Türkiye mozaiğindeki yerinden bahsediyordu. Zirvede geçen 35 yılını özetliyordu her biri. Ancak unutulan, es geçilen bir yanı vardı Tatlıses’in. O, tezatların, aykırılıkların, farklılıkların ‘imparatoruydu’ bir yerde. Hep ‘gül’ atmaktan bahsederken ‘kurşunlar’ eksik olmamıştı hayatında. ‘Cennet anaların ayaklarının altında’ deyip kadını yüceltirken, ‘Onlar bizim başımızın tacı’ deyip kadını zirveye oturturken, eşlerinin, sevgililerinin ayağına kurşun sıktıran, onlara şiddet uygulayan bir portre çiziyordu aynı zamanda. ‘Birilerinin ekmeğiyle oynamayacaksın’ derken, Mahsun Kırmızıgül ve İzzet Yıldızhan gibi aynı yörenin şarkıcıları ekmekleriyle oynandığını ima ediyorlardı. ‘Sanatın, sanatçının siyaseti olmaz’ dese de her daim göz kırpmıştı siyasete.

Kurşunlarla anılıyor, kadına şiddet uyguluyor, aldatıyor, içki ve kumar hayatında yer ediyor, mafyayla ilişkileri sorgulanıyor, PKK’ya yardım ettiği söyleniyor, bir o kadar duygusal, bir o kadar saldırgan... Ancak ne gariptir ki bu ilginç portre halk tarafından her daim sevilmeye devam ediyordu. Muhafazakârlığıyla bilinen peygamberler diyarı Urfa bile sırtını hiçbir zaman dönmedi hemşehrisine. En kötü krizden bile halkın dostluğuyla çıkmayı başaran Tatlıses, hiç alaşağı edilmedi toplumda. Her vukuattan sonra, cezalandırılmak veya kınanmak şöyle dursun, daha çok itibar gördü. Ne programlarındaki reytingleri düştü ne de kaset satışları... Açıkçası bu yönüyle bir muammaydı İbrahim Tatlıses. Dedik ya, o tezatların imparatoruydu.

Bu kadar farklı bir portre çizen kimse yoktu aslında sanat camiasında. Plakçı Şahin Özer’in deyimiyle ‘Gülerken ağlayan, ağlarken gülen, bir de bakmışsın sinirleniveren koca yürekli bir adamdı.’ Onu bu denli sevdiren de farklılıklarla dolu hayat hikâyesiydi elbette. Monoton bir hayat sergilemedi hiçbir zaman. 35 yıllık sanat hayatında hep zirvede kalmıştı. Onunla aynı kulvarda yarışan Orhan Gencebay, Ferdi Tayfur gibi isimler bir kenara çekilip ara sıra yüzünü gösterse de o hep var olmuştu ekranlarda.

Sadece şarkıları ve sesi değildi onu diğerlerinden farklı kılan. Türkiye’nin en büyük sesi, şarkıcılığının yanına birçok işi de sığdıran bir iş adamı portresi çiziyordu. Çiğköfteci, lahmacuncu, otelci, otobüsçü, kuyumcu, inşaatçı, radyocu, televizyoncu, tekstilci, turizmci ve daha neler neler... Ancak ‘bir koltuğa iki karpuz sığmaz’ sözü belki de en çok onun için geçerliydi. Girdiği işlerinin çoğunda başarısız olmuştu. Hep iyi niyetinden kaybettiğini söylese de hırslarına da engel olamamıştı. “Şimdiki aklım olsa bunca işe girmez, başımı ağrıtmazdım.” dese de yine yeni bir işle ekranlarda boy göstermekten kendini alamamıştı. Ve son olarak Irak’ta bir inşaat işiyle gündeme gelmişti Tatlıses. Milliyet yazarı Serpil Yılmaz’ın ‘büyük balık’ olarak nitelendirdiği bu iş, başını biraz ağrıtacaktı. Nitekim Tatlıses’e sıkılan kurşunların kalaşnikoftan çıkmış olması gözleri Irak’a çevirecekti.

İbrahim Tatlıses’e sıkılan kurşunlar gösterdi ki ‘Ayağına kundura’yı giydiğinden bu yana herkese kısacık da olsa uğramıştı. Biraz ona, biraz buna benzeyen bir Türkiye fotoğrafıydı aslında. Haber bültenlerinde, gazete manşetlerinde bu denli yer bulması da bu yüzdendi. Tatlıses, sevelim veya sevmeyelim, Türkiye’nin en çok tartışılan, en çok kızılan, en çok konuşulan, en çok sevilen ya da nefret edilen popüler kültürün en önemli sanatçısıydı. Ancak bir ‘barak’ okuduğunda ya da ‘Yalnızım Dostlarım’ dediğinde sosyetesinden taşralısına kadar ‘Zülfiyare’ dokunan bir sesti o.

BABASI ARAP, ANNESİ KÜRT

Arap kökenli yoksul bir ciğer kebapçısı Ahmet Tatlı ve Kürt kökenli Leyla Hanım’ın oğluydu İbrahim. Doğduğu günü bilmiyordu. Hep merak ediyordu; ama annesinin cevabı ‘kar yağarken’den öte gitmiyordu. 1952 doğumluydu nüfusa göre. Urfa topraklarının en bereketli, en mübarek ismi diye babası vermişti ona ‘İbrahim’ ismini. Şöhret basamaklarını tırmanmaya başladığında Urfa’da bir mağarada doğduğunu söyleyecek kadar cesurdu. Ve bunu hiçbir zaman ‘ar’ etmeyecek kadar da kendisiyle barışık... 10 yaşına kadar kardeşleriyle birlikte hiç okula gitmedi İbo. Niye okumadığını soranlara içinde önemli bir mesajı da barındıran “Urfa’da Oxford vardı da biz mi okumadık!” diyecekti. Diğer kardeşleri gibi o da okul yerine ya inşaatların ya pazarların yolunu tuttu. Bir bakmışsın su satıyor bir bakmışsın mala sallıyordu.

Her Urfalı gibi o da türkülerle büyüdü. Sesinin yanık olduğunu düşününler düğünlerine, sıra gecelerine çağırmaya başladı onu. Hatta o günlerde turne için Diyarbakır’da bulunan gazeteci Savaş Ay’ın babası Turan ve annesi Şükran Ay, bu genci ilk keşfedenlerdendi. 18 yaşından itibaren artık çoğu düğünün olmazsa olmazıydı İbrahim Tatlı. Düğün salonlarında, sıra gecelerinde adı anons edildikçe, o, ismini plaklara yazdırmak için İstanbul’un yolunu tuttu. İlk gittiği yer Urfalılar Derneği’ydi. Kapıcılık, amelelik ne olsa yapacaktı. İstanbul o gün çok büyüktü gözünde. Ancak o, bir gün gelecek, kafa tutacaktı bu kente. Film repliklerinden birinde kullandığı şu ifadeyi her fırsatta dile getirir olmuştu: “Çok büyüksün İstanbul... Kim bilir kimleri yuttun? Ama beni yutamayacaksın. Bir gün o kadar büyüyeceğim ki sen bile bana dar geleceksin. Hatta bir gün gelecek, bana ‘İbo’ diyemeyeceksin, ‘İbrahim Bey’ diye sesleneceksin.”

Bunun yolu şöhretten geçiyordu elbette. İnşaatta sesini duyururcasına çığlık çığlığa söyledi türkülerini. Ve sonunda keşfedildi. Artık o, mağarada doğan, Urfalı ciğer kebapçısının oğlu İbrahim Tatlı değil, İbrahim Tatlıses’ti.

1974’te ‘Ayağında Kundura’ türküsüyle parladı. Türkü kulaktan kulağa yayılınca önce Ankara Radyosu’na, sonra da bir yılbaşı gecesi televizyona çıktı. Dönemin en prestijli, şöhret yuvası etkinliği İzmir Fuarı’ndan teklif aldı. Yoksulların, ezilmişlerin sesi olarak başladığı profesyonel hayatında ezen, kıran, döven, gerçek bir muktedire dönüşmesindeyse herhâlde akademik tezleri bile zorlayan alt metinler vardı.

O konser senin bu konser benim koşturdu İbo. Memleketi Urfa, Yılmaz Güney’in ardından yeni bir isim daha çıkarmıştı. Ve o da hemşehrisi gibi sinemaya adım atarak devam etti yolculuğa. Ancak o, diğer türkücü, arabeskçi ağabeyleri gibi bununla yetinmeyecek, hem oynayacak hem yönetecek hem de senaryosunu yazacaktı filmlerinin.

Türkiye, 1980’lerde arabeske doğru savrulurken o da kapıldı bu furyaya. 1988’de eski cumhurbaşkanlarından Turgut Özal, “Müzik listelerinde en çok Emrah ve Tatlıses satıyor. Bence radyo ve televizyonlarda da arabesk çalınmasının hiçbir mahzuru yok.” deyince, kaset satışları patladı. Arabeske kapalı tutulan TRT kapıları 1989’da bir yılbaşı gecesi Tatlıses’e açıldı.  Şöhret kapıları açıldıkça artık o yanık sesli türkücü İbo’nun yerine, sahnede gömleğini çıkaran, çorabını fırlatan, ismi dayakla ve kadınlarla anılan bir arabeskçi gelmişti.  

KADIN-ALDATMA-ŞİDDET

Sesinin gücü dünyada kabul görecek düzeydeydi, işin uzmanları dahi böyle söylüyordu. Kimilerine göre dünyanın en önemli tenorlarındandı. Ancak Türkiye’deki entelektüeller kıro, maço diye dudak bükmüştü ona. Sesinin hayranlarından biri olan Nobel ödüllü yazar Orhan Pamuk, onu entelektüellerden korumak adına bir fantezisini yıllar önce şöyle dile getirmişti: “Şöyle bir fantezim var. Ben söz yazayım, Tatlıses söylesin. Ciddiyim bu konuda. Söyleyen İbrahim Tatlıses, güfte Orhan Pamuk. Neden olmasın? O, Türkiye’nin en büyük sesi.”

Tatlıses, ilk evliliğini Urfa’da yaşayan Adalet Durak’la yaptı. Severek evlenmişti Adalet Hanım’la. ‘Ben şark çocuğuyum, benim geleneklerim değişmez’ dese de Tatlıses’in ismi başka kadınlarla gündeme geldi. Üç çocuğunun annesi Adalet Hanım’la evliyken, sinema sanatçısı Perihan Savaş’la anıldı. İkilinin oynadığı ‘Kara Yazma’ filmiyle başlayan aşkları, tartışmalı bir şekilde noktalandı. Ağustos 1984 tarihli gazetelerdeki bir fotoğraf ve haber, Tatlıses’in kadına bakış açısının en önemli belgesiydi: “İbrahim Tatlıses tarafından kaçırıldıktan sonra 7 saat boyunca dövüldüğünü ileri süren film oyuncusu Perihan Savaş, savcılığa başvurarak Tatlıses’in ruh hastası olduğunu söyledi ve tutuklanmasını istedi. Savaş’ın gözünün morarmış, sol kaşının da patlamış olduğu görüldü. Tatlıses poliste, ‘Savaş, çocuğumun annesidir. Sağda solda dolaşmasını bir erkek olarak gururuma yediremedim’ dedi.”

Ne var ki kadına şiddet uygulayan ‘adamı’ kimse sevgisizlikle imtihan etmedi. Hatta dayak olayının ardından Tatlıses, birçok kadın hayranının ‘Bizi de döv İbo!’ dediğini açıkladı.

Hayatının her döneminde hem kadın hayranları hem de ‘kadınları’ oldu. Perihan Savaş’la yaşadığı dayak olayının ardından geride Melek Zübeyde isimli bir kız çocuğu kaldı. Hülya Avşar’la anıldı. 1983’te ‘Günah’ filmini çekerken tanıştığı Derya Tuna’yla ilişkisiyse çok daha uzun süren, araya pek çok başka kadının sıkıştığı, içinden silahın, şaibelerin geçtiği, bir de İdo adlı oğlunun doğduğu uzun bir aşktı.

İŞ ADAMI TATLISES!

Kısa bir süre sonra sanatçılığının yanına yatırımcılığını da ekledi Tatlıses. Film, plak şirketi, radyo işletmeciliği derken artık Tatlıses adı bir markaydı. İlk girişimlerinden biri Nişantaşı’ndaydı: Acılı dondurma ve hamburger! Ancak bu sentez tutmadı. Yerine Tatlıses lahmacunu çıkardı. Arkası geldi; benzin istasyonları, çiğköfte zincirleri, otobüs şirketi, radyo istasyonları, otelcilik… Müzikte olduğu kadar başarılı olamadı iş hayatında. Dikiş tutturamadığı, bunca işe el atmasından aşikârdı. Son olarak Iraklı iş adamı ortağıyla inşaat projesi işine girdi. Ancak her zaman olduğu gibi bu işte de pürüzler vardı. Bir röportajında dile getirdiği şu cümleler iş yaşantısının özeleştirisiydi: “Benim en iyi yaptığım iş müzik. Her şey için eleştirebilirler beni. Ama benim sesimi, müziğimi eleştiremezler.”

Siyasete de yeşil ışık yakan Tatlıses, bir dönem Uzanlarla politikaya girdi. Bu seçimlerde de ya AK Parti’den ya da bağımsız olarak Meclis’e girmeyi istiyordu.

SALDIRI HASIMDAN GELDİ

Geçen hafta ünlü türkücüye düzenlenen silahlı saldırı sonrası havada uçuşan senaryolardan biri de Tatlıses’in Kuzey Irak’ta dâhil olduğu işiyle ilgiliydi. Ortağıyla ters düştüğü, ortağının kendisini vurdurduğu iddia ediliyordu. Bu iddialar gazetelere yansıyınca Tatlıses’in ortağı Rojdi Sait “Bütün servetimi İbrahim’in sağlığı için harcayabilirim.” açıklaması yaptı. Ortaya atılan diğer bir iddia ise aralarında alacak verecek meselesinden dolayı adı Sauna Çetesi ile gündeme gelen Kasım Zengin’in saldırının faili olduğu yönündeydi. Ancak Zengin de kendi internet sitesinden yaptığı açıklamada silahlı saldırıyı kınadı ve ben yapmadım dedi. Bir başka iddia da Tatlıses’in yeğeni Fevzi Tatlı hakkındaydı. 1996’da Şanlıurfa’da ünlü türkücüyle tartışan bir kişiyi öldüren Fevzi Tatlı, cezaevine girmişti. Cezaevinden çıktıktan sonra, ‘Ben senin yerine hapis yattım’ diyerek Tatlıses’ten para istediği ileri sürüldü. Saldırıyı da husumetin giderek artması üzerine bir çetenin yardımıyla yaptığı iddia edildi.

Senaryolar ve şaşırtmacalar havada uçuşurken, İstanbul Asayiş ve Organize polisi ‘Kim yapmış olabilir?’ sorusunun cevabını aradı. Eski dosyalar açıldı, şüpheliler listesi alt alta dizildi. Ve polis bir isim üzerinde yoğunlaştı: Abdullah Uçmak… Kamuoyunda organizatör ve müzik yapımcısı Hasan Bora’nın adamı olarak bilinen Uçmak, 1998’de Tatlıses’i öldürmek istemişti. Uçmak ile Tatlıses arasındaki husumet uzun yıllara dayanıyordu. 1998’de Tatlıses’in aracına pompalı tüfekle saldırmak suçundan yargılanan Uçmak ve iki adamı, Tatlıses’in kendilerini affetmesi sayesinde tahliye edilmişlerdi. Uçmak ve Tatlıses barış yemeği yemişti. Uçmak, 2002’de yine kalaşnikoflarla yakalanarak Tatlıses’e silahlı saldırı düzenleyeceği iddiasıyla gözaltına alınmıştı. Uçmak’ın geçen eylülde cezaevinden çıktığı belirlendi. Gözaltına alınan kişiler, Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’nde sorguya alındı.

Görünen o ki nefretle veya sevgiyle anılan o ses, bir olaydan daha ‘kahraman’ olarak çıkmayı başardı. Kim bilir, sesi o kadar güçlüydü ki Türk halkının hiç de hazzetmediği onca vukuatlarını bile örtmeye yetiyordu! Aslında sorulması gereken, artık şarkı söyleyip söylemeyeceği ya da felç kalıp kalmayacağı değil, Türk halkının onu neden bu kadar sevdiği? İşte orası da Tatlıses’in hayatı gibi muamma…

AKSİYON DERGİSİNDEN ALINMIŞTIR.

 

21.03.2011

NURSEL DİLEK MANAVBAŞI

 
Afşin'li Hakan Afşin FM'de. Yazdır e-Posta
Halk Ozanlarımız
yönetim tarafından yazıldı.   
Perşembe, 27 Ocak 2011 11:43

    ederfrefBölgemizin güçlü sesi Afşinli Hakan artık Afşin FM'de sevenleri ile buluşuyor.

    AFŞİNLİ HAKAN'la Müzik Ziyafeti Her Cumartesi Saat 19:30 da Afşin FM'de.

   Kaçırmayın.

 
Sanatçımız Aynur POLAT Hatay TV'de/Dinleyin Yazdır e-Posta
(1 Vote)
Halk Ozanlarımız
yönetim tarafından yazıldı.   
Çarşamba, 19 Ocak 2011 14:48

polat_aynurTıklayın/İzleyin

http://www.youtube.com/watch?v=ybUvIEs04jU 

 
Yöremizin Haykıran Sesi/Aşık Mahsun-i Şerif. Yazdır e-Posta
Halk Ozanlarımız
yönetim tarafından yazıldı.   
Perşembe, 13 Ocak 2011 12:53

eeeferfrefrTıklayın,Dinleyin...

http://www. videoizlemex.net /asik-mahsuni-serif-dumanli- dumanli-oy-bizim-eller .html

 
Aşık Aliyar ARSLAN'dan Kıvırcık Ali'ye Ağıt. Yazdır e-Posta
(2 Votes)
Halk Ozanlarımız
yönetim tarafından yazıldı.   
Salı, 11 Ocak 2011 15:02

YÜREKTEN GELEN ÇIĞLIĞIN2458_1088304456616_1496600125_30255393_7718_n
ÖZÜMÜZDE KALIR ALİ'M
BAKARKEN GÜLEN GÖZLERİN
GÖZÜMÜZDE KALIR ALİ'M

***
BU DÜNYA BU KADARMI DAR
AMA KÖTÜLERE HEP YER VAR
BU GİDİŞİN ATEŞLE KOR
KÖZÜMÜZDE KALIR ALİ'M

Aşık Aliyar Arslan

 
Kurbanım Felek./Aşık Erfani Yazdır e-Posta
Halk Ozanlarımız
yönetim tarafından yazıldı.   
Pazartesi, 27 Aralık 2010 12:07

karbeyaz olursa birgün kaderim41281_145480665481711_100000593359831_327733_1270995_n
ahdım olsun sana sana bir kurban felek -kurbanım felek
sinem hamalıdır dünya yükünün
ahdım olsun sana sana bir kurban felek -kurbanım felek

erfani'm yarana merhem sürülmez
yalan gülüş ile gardaş dosta varılmaz -dosta varılmaz
insan yürür iken kefen sarılmaz
ahdım olsun sana sana bir kurban felek -kurbanım felek

 
afsinlihakan.com YENİDEN YAYINDA. Yazdır e-Posta
Halk Ozanlarımız
yönetim tarafından yazıldı.   
Salı, 21 Aralık 2010 15:15

   Afinli_HAKAN_copyİlçemizde Halk Müziğinin efsane isimlerinden Afşinli Hakan yenilenmiş İnternet Sitesi ile sevenlerine Merhaba dedi.

 
Afşinli Hakan Bu Pazar AKSU TV'de. Yazdır e-Posta
Halk Ozanlarımız
yönetim tarafından yazıldı.   
Perşembe, 25 Kasım 2010 16:12

Afinli_HAKANBölgenin yetiştirdiği müziğin güçlü sesi Sinan İşler her pazar müzik ziyafeti çekiyor.

 
Sevgili muhtar Ali gardaş’a/Mahsun-i Şerif. Yazdır e-Posta
Halk Ozanlarımız
yönetim tarafından yazıldı.   
Perşembe, 28 Ekim 2010 10:04

Berçeneğin kahvesine ulaştım
Oturdum bir kere baktı gittiler.
Bunlar için elli sene dolaştım.
Bilmediğim suda aktı gittiler

 
<< Başlangıç < Önceki 1 2 3 Sonraki > Son >>

Sayfa 1 - 3

~~~~~~~~~~~~~~~~
simge simge simge_copy akonsimge
akonm
~~~~~~~~~~~~~~~~

Online Üyeler

Yok

Yazarlar

A.Süreyya DURNA
A.Süreyya DURNA
Adem GÜNDOĞAR
Adem GÜNDOĞAR
Afşin Halit Aksu
Afşin Halit Aksu
Ali Başpınar (Çöteli)
Ali Başpınar (Çöteli)
Ali Rıza Ceviz
Ali Rıza Ceviz
Av.Mehmet Turan
Av.Mehmet Turan
Av.Murat Bozkurt
Av.Murat Bozkurt
Bahri BOLAT
Bahri BOLAT
Cuma Tahiroğlu
Cuma Tahiroğlu
Doğan Akpınar
Doğan Akpınar
Erol Boyunduruk
Erol Boyunduruk
Fethi Uğurlu
Fethi Uğurlu
Fevzi Kaynak
Fevzi Kaynak
Furkan Cansoy
Furkan Cansoy
Galip Özer
Galip Özer
H.İbrahim Genç
H.İbrahim Genç
Halil DEMİR
Halil DEMİR
Haşim Kalender
Haşim Kalender
İsmail Çelik
İsmail Çelik
Kerem AKPINAR
Kerem AKPINAR
Mehmet Gören
Mehmet Gören
Mehmet Gözükara
Mehmet Gözükara
Mehmet Mortaş
Mehmet Mortaş
Mevlüt Kır
Mevlüt Kır
Necmi Kızılay
Necmi Kızılay
Adem KÖKER
Adem KÖKER
Nurettin Ertekin
Nurettin Ertekin
Nuri Siyami Demir
Nuri Siyami Demir
Oğuzhan Köker
Oğuzhan Köker
Ömer Arslan
Ömer Arslan
Osman KONAK
Osman KONAK
Refik Gündoğar
Refik Gündoğar
Salih Zeki ŞAHİN
Salih Zeki ŞAHİN
Şeref Ertekin
Şeref Ertekin
Tahir Görenli
Tahir Görenli
Tuğba Söyler
Tuğba Söyler
Veli Kabaağaç
Veli Kabaağaç
Yakup Canpolat
Yakup Canpolat
Zihni Ertuğrul
Zihni Ertuğrul
Yusuf GÖKDOĞAN
Yusuf GÖKDOĞAN
Bedir ÖZKÖK
Bedir ÖZKÖK
Malik Ejder İNAL
Malik Ejder İNAL
Mustafa HAMİŞ
Mustafa HAMİŞ
Mustafa KÖŞ
Mustafa KÖŞ
Ramazan KIRAÇ
Ramazan KIRAÇ
Mehmet AYGÜN
Mehmet AYGÜN
Mehmet TAHİROĞLU
Mehmet TAHİROĞLU
NAZMİ GÖKDOĞAN
NAZMİ GÖKDOĞAN
EYÜP ŞAHAN
EYÜP ŞAHAN
Alaaddin AĞCADAĞ
Alaaddin AĞCADAĞ
FİKİR YELPAZESİ
FİKİR YELPAZESİ
ADEM TÜRKHAN
ADEM TÜRKHAN
CUMA AYAR
CUMA AYAR

Müzik Kutusu



Günün Sözü

Dünya şehvetlerle donatılmış, âfetlerle kuşatılmıştır. Dünya malının helalinin hesabı, haramının azabı vardır. Dünyaya yakınlık ve ilginiz ona göre olsun.
İbn-i Semmak -

Sayaç

mod_vvisit_counterBugün889
mod_vvisit_counterDün1448
mod_vvisit_counterBu Hafta1778
mod_vvisit_counterGeçen Hafta9258
mod_vvisit_counterBu Ay27191
mod_vvisit_counterGeçen Ay44468
mod_vvisit_counterToplam936892

IP: 38.107.179.233