|
Gazilerimiz
|
|
yönetim tarafından yazıldı.
|
|
Cuma, 06 Ocak 2012 12:14 |
|
Aslen Çobanbeyli Kasabasından olup Afşin Yeşilyurt Mahallesinde oğlu Mehmet SÖYLER'in evinde yaşayan Muharip Kore Gazisi Cuma SÖYLER (81) vefat etti.
Uzun süredir Sağlık sorunları yaşayan SÖYLER Bugün Çobenbeyli Kasabasında Cuma Namazının ardından kılınan cenaze namazının ardından toprağa verildi.
Kürdoğlu olarak bilinen Cuma SÖYLER'in cenaze namazına Çobenbeyli Belediye Başkanı İsmail MERT,İlçe Jandarma Komutanlığı Personeli ve çok sayıda vatandaş katıldı.
|
|
Gazilerimiz
|
|
yönetim tarafından yazıldı.
|
|
Pazartesi, 02 Ocak 2012 09:10 |
|
Türkiye Muharip Gaziler Derneği Malatya Şube Başkanlığı yaptığı yazılı bir açıklamayla geçtiğimiz hafta içerisinde yaşamını yitiren Kore Muharip Gazisi Halil ÖZDEMİR için taziyelerini bildirdi.
Dernek tarafından yapılan yazılı açıklama da,
"Dünya barışı için Kore'de bir vatandır diyerek,Kore'de destan yazan gazimiz Halil ÖZDEMİR'in vefatını büyük bir üzüntüyle öğrenmiş bulunmaktayız. Kendisine Cenab-ı Allah'tan rahmet, kederli ailesine başsağlığı diliyoruz" denildi.
|
|
Gazilerimiz
|
|
yönetim tarafından yazıldı.
|
|
Cuma, 30 Aralık 2011 13:11 |
|
İlçemizde yaşayan bir Muharip Kore Gazisinin vefatı nedeniyle cenazeye katılmak üzere Çobanbeyli Kasabasına gelen Kore Gazisi aynı zaman da Muharip Gaziler Fahri Temsilcisi Veli KABAAĞAÇ, “Bir Gazimizi daha ebediyete uğurladık.Karlofça Anlaşması sonrasında 300 kusur sene muharebe meydanına çıkmayan Milletimizin 300 sene sonra Ülke dışına çıktığı savaştır Kore Savaşı.Bu bağlamda Kore de kahramanca verilen mücadele sonrası ülkesine dönenlerden birisiydi Halil ÖZDEMİR.Onlara minnet borçluyuz.Şehitlerimize Allah (cc)’tan rahmet dilerken hayatta olan Gazilerimize de Allah (cc)’tan uzun ömürler diliyorum.”dedi.
|
|
Gazilerimiz
|
|
yönetim tarafından yazıldı.
|
|
Cuma, 30 Aralık 2011 12:09 |
|
Haber ve Fotoğraflar:Halil DEMİR
Aslen Çobanbeyli Kasabasından olup Çobanbeyli Kasabası Fatih Mahallesinde ikamet eden Kore Muharip Gazilerimizden Halil ÖZDEMİR (82) vefat etti.
Çobanbeyli Kasabasından Merhum Süleyman ÖZDEMİR’in oğlu,Kerim,Cuma,Ümmühani,Neriman,Hatice,Nazlı ve Fadime’nin babaları,Merhum Rabia ÖZDEMİR’in eşi Kore Muharip Gazisi Halil ÖZDEMİR yaşadığı Çobanbeyli Kasabasında ki kendi evinde hayata veda etti.
Kore Savaşının canlı tanıklarından birini daha ebediyete uğurlarken Devlet Erkanının cenazede olmayışı cenazeye katılanları üzdü.
Askeri makamlardan da Afşin Jandarma Bölük Komutanlığını temsilen Kıdemli Başçavuş İsa TOKGÖZ cenazeye katılırken Jandarma cenaze süresince geniş güvenlik önlemleri aldı.
82 Yaşındaki Muharip Kore Gazisinin cenazesine Gazimizin ailesinin yanı sıra Çobenbeyli Belediye Başkanı İsmail MERT,Kıd.Başçavuş İsa TOKGÖZ,Saadet Partisi Eski İlçe Başkanı aynı zamanda Muharip Kore Gazisi Veli KABAAĞAÇ ve çok sayıda seveni katıldı.
Kore Gazisi Halil ÖZDEMİR’in cenazesi Çobanbeyli Merkez Camiinde Cuma Namazına müteakip kılınan Cenaze namazının ardından Çobanbeyli Asri Mezarlığında toprağa verildi.
Tarihimizin canlı şahitlerinden biri daha sessiz sedasız aramızdan ayrıldı. |
|
Gazilerimiz
|
|
yönetim tarafından yazıldı.
|
|
Cuma, 30 Aralık 2011 09:23 |
|
Aslen Çobanbeyli Kasabasından olup İzaboğlu Halil lakabı ile bilinen Kore Gazisi Halil ÖZDEMİR vefat etti.
Cenazesi bugün Cuma Namazına müteakip Çobanbeyli Camiinde kılınacak cenaze namazının ardından düzenlenecek törenle toprağa verilecek. |
|
Gazilerimiz
|
|
yönetim tarafından yazıldı.
|
|
Cumartesi, 22 Ekim 2011 07:51 |
|
Avrasya Maratonuna katılıp Bitiş Noktasına geldiğimizde Madalyalarımızın SPOR A.Ş Genel Müdürlüğünden alınacağını söylediler.Ekibimizle birlikte Spor A.Ş Genel Müdürlüğüne vardık.Madalyalarımızı aldık.Çıkışta yine Avrasya Maratonuna katılmış Madalyasını almak üzere Spor A.Ş ye gelen giyimlerinden Muharip Gazi olduğu anlaşılan bir erkek birde bayan gördük.
Dikkatimizi çekti ilgilendik.Ekibimizle birlikte araçtan inip yanlarına vardık.Kim olduğumuzu izah ettik.Erkek olan Muharip Gazimiz pek konuşmaya yanaşmasa da Kadın olanını tanıma imkanı bulduk.Kendisini Mücahide Fatma Ragıbe KANIKURU olarak tanıtan Gazimiz vaktimizin azlığını bilmiş olacak ki, bir çırpıda,İstanbul'a,İstanbullulara,Ülkeyi yönetenlere e tabiki birde Kahramanmaraşlılara sitem dolu sözlerle yüklendi.
Kahramanmaraş'a geldiğini söyleyen Fatma Ragıbe nine bir hayırsever Kahramanmaraşlının onu alıp evinde tanrı misafiri olarak kabul etmediğini otogarda sabahladığını söyledi.Şok olmuştuk.
Peki kimdi bu Kahraman Nine?
Zaman Gazetesi yazarlarından Ahmet Turan ALKAN'ın yazısını okuyarak İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığına yılmadan tam 5 kez Bağımsız aday olan bu Kahraman Nineyi Birlikte tanıyalım!
|
Fatma Ragıbe Kanıkuru hanımefendi'yi ilk defa bu yılın kış günlerinden birinde, Çemberlitaş'taki Türk Ocağı'nın konferans salonunda uzaktan gördüm. Başındaki eşarbın üstüne çektiği kara Kuvayı Milliye kalpağıyla farkedilmeyecek gibi değildi doğrusu.İkinci rastlaşmamız, bir hafta kadar önce yine Çemberlitaş'taki Birlik Vakfı'nın avlusunda oldu.
Sivaslılar Vakfı'nın düzenlediği faaliyete katılmak için bir hafta önce Prof. Dr. Mehmet Genç ve Doç. Dr. Emin Işık'la birlikte avludaki gölgelikte nefeslenirken çok geçmedi, tanıyanlarının ifadesiyle "Mücahide Fatma Abla" sohbet halkasına -biraz da cebren!- dahil oluverdi. Fatma Abla'yı benden daha iyi tanıdığı muhakkak olan bir kısım ahbabın, "Aman Fatma hanım, şu anda başka bir şeyden bahsediyoruz, biraz lutfetsen..." tarzlı imâlı ricâ ve kaş-göz işaretlerine aldırmadan meseleye girdi. "'Mesele", hep o bildiğimiz meseleydi; Türkiye nasıl kurtulur? Fatma Ragıbe Kanıkuru'nun, işlerin nasıl düzeleceği hakkında hayli etraflı ve esaslı fikirleri vardı ve bu fikirlerini en başta milliyetçi, sağcı ve muhafazakâr kuruluşlar olmak üzere Beyazıt'la Sultanahmet arasındaki kahve ve derneklerde görünen hemen herkese yıllardan beri anlatmaktan bir türlü usanmamıştı. Fikirlerini üşenmeyip kaleme alıyor, fotokopi yaptırıp dosyalar halinde bütün siyasetçi ve gazetecilere takdim ediyor, dinlemek isteyenlere ise -aynen o gün Birlik Vakfı'nın avlusunda oturmakta olan bizler gibi- sesli olarak bizzat takdim ediyordu. Ara sıra takıldığı olmuyor değildi ama hemen gözlerini yumarak ezberinde başa dönüyor, kaldığı yere kadar olan kısmı bir nefeste tekrarlayarak sözlerine devam ediyordu.
Sitem doluydu Fatma Abla; yıllardan beri kendi çapında dâvâya hizmet ettiği halde, milliyetçi, sağcı, muhafazakâr camiadan yeterli ilgi ve desteği görememekten yakınıyordu. Kendi ifadesine göre beş kere İstanbul Belediye Başkanlığı için bağımsız aday olmuş, çalışmış çabalamıştı. Milletvekilliği seçimlerine de katılmış fakat maddi imkânlarının yetersizliği sebebiyle başarılı olamamıştı. Özellikle köşe yazarlarından şikayetçiydi; meselâ merhum Ahmet Kabaklı Hoca'ya gayet etraflı bir dosya halinde fikirlerini yazılı olarak takdim ettiği halde Kabaklı Hoca, -nedense!- bu fikirlerden istifade etmemişti.
İstanbul'un acemisinden sayıldığım için, Mücahide Fatma Abla hakkında belki bilgi edinirim düşüncesiyle şöyle bir internet taramasına giriştim. A! Galiba Fatma Abla'nın hafızası onu yanıltıyordu çünkü iki köşe yazarı Fatma Abla'dan bahseden hayli etraflı yazılar kaleme almışlardı. Arslan Bulut'un ifadesine göre Fatma Abla'nın o meşhur dosyalarından biri Ergenekon sanığı bir avukatın evrakı arasından çıkınca, ismi o meşhur davaya da karışıvermemiş miydi?
Gazeteci Arslan Bulut, Fatma Abla'nın seçim bildirgesinden bazı alıntılar yapmış, beraber okuyalım: "Felâkete uğrayıp, sokakta yatıp kalkan insanlar için insan barınağı yaptıracağım. Hiç kimse aç ve çıplak kalmayacak ...Tinerci, balici çocukları, gençleri tedavi ettirip meslek sahibi yaptıracağım. Homoseksüel, travesti, transseksüel erkekleri hormon ile tedavi ettirip, meslek sahibi yaptıracağım. Zinayı, fuhuşu önlemek için evlendirme vakfı kuracağım, bekârları, sakatları, dulları evlendireceğim. Çoğunlukçu ve azınlıkçı demokrasiye karşıyım, ben İstanbul'a her mesleki grubun meclisini kurarak katılımcı demokrasi getireceğim."
*
Fatma Abla'nın hakkını teslim eden ikinci gazeteci-yazar, sevgili dostum Mehmet Şeker. Bakınız, Mücahide Fatma Abla'yı nasıl güzel anlatıyor:
"İstanbul'un renkli simalarından Fatma Ragıbe Kanıkuru, her seçimde aday olurdu. Mevcut partilerin hiçbirini beğenmediği için, "bağımsız" girerdi. Kendi kampanyasını kendi kafasına göre yürütür, propagandasını tek başına yapardı. Elinde çantası, torbaları, fotokopileri... Kolunda "görevli" bandı, başında siyah kalpak ve göğsünde ay-yıldızla açık çarşı Kapalı Çarşı demeden dolaşır, vatandaşlardan oy isterdi. Belediye başkanlığı seçimi olsun, milletvekilliği seçimi olsun, yıllardan beri yılmadan girdi seçimlere. Az çok oy da alırdı. "Kuvvacı Fatma" namıyla meşhur müzmin adayımız bu seçimde aday olamadı. Sebep, adaylık için yatırması gereken meblağı, sağlık harcamalarında kullanması. Geçenlerde kalabalık bir gruba nutuk verirken, elindeki belgeleri konuşturdu. Hastaneden aldığı resmi rapor, vak'anın "zehirlenme" olduğunu ortaya koymaktaydı. Altında profesörlerin imzası. Muhtemelen siyasi rakiplerinin parmağı vardı bu işte. Nutuk bittikten sonra bir sandalyeye ilişti. Kalabalık grubun kendi aralarındaki konuşmaları devam ededursun, Kuvva-yı Milliyeci Fatma, bir arkadaşı kolundan çekiştirmekteydi. "Sana bir şey soracağım" diyordu. Sonunda kenara çekildiler ve şu soruyu fısıldadı: - Seçimde kime rey vereceğiz? Arkadaşımız bu soruyla büyük bir şaşkınlığın içine düştü. - Yapma be Fatma! Bir siyaset dehası olarak sen de bu soruyu sorarsan, vay halimize!.. Asıl, biz sana danışacağız.
*
Devleti sırtında taşıdığı halde bu gerçeği kimsenin bilmediğini savunan, yaptıklarını yapacaklarının teminatı olarak gösteren, kendini tamamen ulvi hislerle ve meccânî, yani parasız şekilde milletin hizmetine adayarak tek kişilik ordu gibi yıllardan beri çalışan ve dâvâyı savunan Mücahide Fatma Abla'yı etkisiz hale getirmek için zehirlemeye kalkışan yabancı ajanları ve gizli istihbarat servislerini ne kadar kınasak yeridir fakat onun fikirlerini yıllardan beri dinleyip durdukları halde bir şey yapmayan sağcı, milliyetçi, muhafazakâr dernek ve vakıf mensuplarını sadece kınamakla yetinemeyiz.
Şüphesiz ki, dostun gülü, düşmanın taşından, hatta siteminden daha acı ve zehirleyicidir. Nitekim bu fikrime, aynı sohbette bulunmaktan şeref duyduğum Mehmet Genç, Emin Işık hocalarımın ve başlarında Sivaslılar Eğitim, Kültür ve Dayanışma Vakfı başkanı sevgili dostum Muhsin Kaya olmak üzere aziz hemşehrilerimin gönülden katılacaklarına eminim.
Sevgili Mücahide Fatma Ragıbe Kanıkuru ablamız; senin kıymetini ve mücadeleni takdir etmemek nankörlük olur; keşke o şekvâ ettiğin camiâdaki herkes, en az senin kadar hasbî ve samimi olabileydi! Ahmet Turan ALKAN/ZAMAN
|
|
|
Gazilerimiz
|
|
yönetim tarafından yazıldı.
|
|
Salı, 20 Eylül 2011 10:25 |
|
19 Eylül Gaziler günü münasebetiyle Saadet Partisi Afşin İlçe Başkanı ve Muharip Gaziler Afşin Fahri Temsilcisi Veli KABAAĞAÇ Elbistan Kayapınar Tesislerinde bir yemek verdi.
Elbistan ve Afşin’li bir grup Muharip Gazi’nin katıldığı yemek Gazilerin anlattıkları birbirinden ilginç savaş anılarına sahne oldu.
Vatan Sevgisinin Sembolü olan Gazilerimiz yemekli toplantıda Hükümetten isteklerini de dile getirdiler.En başta ise Gaziler arasındaki maaş dengesizliğinin bir an önce ortadan kaldırılması idi.
Gaziler adına konuşan Elbistan Izgın Beldesi Muhtarı gazi İzzet BOZDOĞAN, “Devletimizden Cumhurbaşkanımızın söz vermiş olduğu maaş adaletsizliğinin kaldırılmasını istiyoruz vede bekliyoruz” dedi.
Muharip Gaziler Afşin Fahri Temsilcisi Veli KABAAĞAÇ ise, “Şehitlerimiz ve Gazilerimiz vurulduklarında değil unutulduklarında ölürler.Kıbrıs,Kore ve Emperyalizmin sahibi PKK ile mücadelede şehit olan kardeşlerimize Allah (cc)’tan rahmet dilerken hayatta olan Gazilerimizi de minnetle şükranla anıyorum.Bende aynı şekilde maaş adaletsizliğinin giderilmesini ve bizlerin senede bir kez değil de bir çok kez hatırlanılmasını istiyoruz” dedi.
“Vatan Annedir,vatan Babadır,Vatan Kardeştir.Vatan olmazsa din olmaz,iman olmaz yaşanmaz.” Diyen Gazilerimiz bugün bir savaş olsa gözümüzü kırpmadan gideriz.”dediler.
Elbistan’lı gazilerden Hamit ARSLAN, “Biz gaziler olarak haklarımızı biliyoruz.Ancak yerel yönetimler,kamu kurum ve kuruluşlar tam olarak bizim haklarımızdan haberdar değiller.Gazi olduğumuzu söylememize rağmen hizmet alımı önceliğinde zorlanıyoruz.” Dedi.
Yine Gazilerden Kemal TANRIVERDİ, “Allah o günleri milletimize bir daha yaşatmasın ancak o gün gelirse mutlaka en önde gidenlerden oluruz” diyerek bu vatana olan sevdalarını bir kez daha dile getirdiler. |
|
Gazilerimiz
|
|
yönetim tarafından yazıldı.
|
|
Pazartesi, 19 Eylül 2011 13:32 |
|
Bugün 19 Eylül Gaziler Günü.
Vatan Sevgisinin sembolü olan Kahramanm gazilerimizden hayatta olanların ellerini öptük Ebedi aleme göç etmiş olanlarıda rahmetle andık.
Türkiyenin her tarafında olduğu gibi ilçemiz Afşin'de de Resmi Erkanın katılımı ile Gaziler günü kutlandı.
Atatürk Anıtına çelenk koyularak başlanan törene ilçe idare amirleri üst düzey katılım gerçekleştirdi.
Törenin ardından Gazilerimizden Veli DAL ve Eyüp GÜL'ün evine ziyarette bulunuldu.Ziyarete Afşin Kaymakamı Faik ARICAN,Cumhuriyet Savcısı Ayşenur ARICAN,Garnizon Komutanı Pers. Binbaşı Taner MANAV,Belediye Başkanı Fazlı AYDOĞAN ve Emniyet Müdürü Veysel ATEŞ katıldılar.

|
|
Gazilerimiz
|
|
yönetim tarafından yazıldı.
|
|
Cuma, 20 Mayıs 2011 10:20 |
|
Saadet Partisi Kahramanmaraş Milletvekili Adayı Veli KABAAĞAÇ Sitemize gelerek bir BASIN açıklamasında bulundu.
KABAAĞAÇ,"Ben Kıbrıs muharip gazisi olarak Afşin muharip gazilerinin senelerce fahri temsilciliğini yapmaktayım. Devletçe tanınan haklardan bilgisi olmayan gazilerimizi örneğin elektrik ve su kullanım haklarında indirim ve kimliklerinin değiştirilmesi vesaire gibi sorunlarına yardımcı oluyorum. Afşin kaymakamlığının gazilerimize 2009 da gaziler gününde vermiş olduğu yemekte ve resepsiyonda 8 kadar ikinci bir aylığı olmayan muharip gazimizin 01.07.2007 de maaşlarında yapılan iyileşmeden habersiz olduklarını öğrendim. Bunlar hakkında sosyal güvenlik kurumuna dilekçe ve evraklarını gönderdik. Gazilerimizin aylıklarında yapılan iyileşmede senelerce geriye dönük farklarının ödenmediğini sadece bir aylık geriye dönük fark ödendiğini öğrendim. Sosyal güvenlik kurumu genel müdürlüğüne 2009 Mart 9’da müdürlük personelleri ile konuyu görüşmelerimde bana dediler ki ikinci bir aylığı olmayan muharip gazilerin maaşlarında ki iyileştirme iyileştir me tarihinden değil dilekçe tarihinden dediler. Personelde ki görevli memur bana dedi ki bana bak dedi hükümet sorun gidermiyor sorun üstüne sorun çıkarıyor gazileri iki bölüme ayırıyor dedi ben de buradan diyorum ki T.C döneminde hiçbir hükümet memuruna çalışanına gazisine iyileştirme tarihinden değil de dilekçe tarihinden hak uygulaması yapmamıştır ama maalesef bu iktidar yapıyor ben buna tek kelimeyle üçkağıtçı oyunu diyorum. İlçemiz de ve dışında 15 in üzerinde muharip gazilerin maaşlarında ki haksızlığı giderdim. Bana göre tahminim ülke genelinde iki bin in üzerinde iyileştirmeden faydalanmayan muharip gazi vardır. Geçen aylar tiren yolculuğunda Malatya dan bir bayanla tanıştık babasının Kore gazisi olduğunu geçen sene vefat ettiğini söyledi almış olduğu aylığını öğrendim 4 seneye yakın iyileştirme farkını almadan adam ölmüş gitmiş. Ben buradan Akp ye muharip gazi düşmanı demeyeceğim çok ağır ifade olur ama hiçbir hükümette Akp kadar muharip gazisine soğuk bakmadı, sırt dönmedi, ikiye bölmedi. Ben buradan Akp iktidarına sesleniyorum bu gazilerimiz Kore de Kıbrıs da adeta destan yazdılar. Kıbrıs da 20 Temmuz 1974 de denizden çıkarak havadan paraşüt ve helikopterlerle 3000 civarında saat 6 ile öğle arasında askeri birliklerini Kıbrıs’a indirdi. 20 Temmuz günü biz zaman zaman susuzluktan bayılmak üzereydik. 21 Temmuz günü boğazda düşmanla yakın mesafede olduğumuzdan hava desteğinden ve ağır silah desteğinden faydalanamıyoruz. Rumların silah ve cephane üstünlüğüne karşı 1 günde boğazı kısmen kontrol altına aldık. İşte ordumuzun zaferi Milli görüş sayesinde işte bu zaferlerin karşılığı sayın Başbakan aylık 300 küsür lira mı olacaktı.Geçen aylarda milli gazetede Van Başkale ilçesinin Erek köyün de Kore muharip gazisi Abdullah DEMİRER in evinin çökmesi sonucu hükümete çağrı yapan İHA tarafından evinin yapılması çağrısı yapılıyor. Ben Van Saadet il başkanımız vasıtasıyla bu gazimizin oğluna ulaştım dilekçe ve evrakları maaşının iyileşmesi için sosyal güvenlik kurumuna gönderildi. Biz bu gazimizin iktidardan evinin yapılmasını istemiyoruz geriye dönük 9 bin tl alacağı var onu istiyoruz. İşte Türkiye Cumhuriyetinde yine iddia ediyorum hiçbir Başbakan sayın Başbakanımız kadar gazisine haksızlık yapmadı."dedi.
|
|
Gazilerimiz
|
|
yönetim tarafından yazıldı.
|
|
Salı, 21 Eylül 2010 08:09 |
|
YEDİSEVİN: Sn Kabaağaç Bu gün 19 Eylül Gaziler günü Gazilerimiz hakkında açıklama yapar mısınız?
|
|
Gazilerimiz
|
|
yönetim tarafından yazıldı.
|
|
Pazartesi, 20 Eylül 2010 12:49 |
|


Gazilerimizi bu kutlu günde minnet ve şükranla yad ediyoruz.
www.yedisevin.com
YAYIN GURUBU
*Bu fotoğraf yedisevin.com arşivinden alınmıştır. |
|
Gazilerimiz
|
|
yönetim tarafından yazıldı.
|
|
Pazar, 13 Haziran 2010 15:46 |
Bir grup Kore ve Kıbrıs Gazileri, SP Afşin ilçe başkanı Veli Kabağaç’a ziyaret gerçekleştirerek sorunlarını dile getirdiler.
|
|
Gazilerimiz
|
|
yönetim tarafından yazıldı.
|
|
Pazartesi, 09 Kasım 2009 09:56 |
Kore Gazileri Saadet Partisi Afşin İlçe Başkanlığı'nda sıkıntılarını dile getirdi. 07.11.2009 Cumartesi günü Saadet Partisi Afşin İlçe Başkanlığında yapılan toplantıda gazilerin sıkıntıları dile getirildi.
|
|
|