Baron Tasarım İnternet Hizmetleri

Afşinin Sesi

Yeşil Afşin

www.Afsinliler.com

Afşin FM

Elbistanın Sesi Gazetesi

 Elbistan Kaynarca Gazetesi

Bizim Elbistan Gazetesi

 Er-TV

77.jpg
ozenmobilya.jpg
uyegirisi
Elbistan
TRT, Elbistanlı girişimci kadınları konu aldı. Yazdır e-Posta
Elbistan
yönetim tarafından yazıldı.   
Pazartesi, 19 Aralık 2011 08:31

57285TRT Belgesel kanalında yayına başlayacak olan 'Umuda Bir yol Hikâyesi' programının ilk konusu Elbistanlı girişimci kadınlar oldu.

Yapımcılığını ve yönetmenliğini Nazan Hanımoğlu'nun yaptığı program, Mart ayında TRT Belgesel Kanalında yayına başlayacak.

Yapımcı-Yönetmen Nazan Hanımoğlu ile ekibi Yapımcı Yardımcısı İlknur Tüzün, Kameramanlar Fuat Öktem ve Tuğer Saygılı, 2 gün boyunca Elbistan'da çekimler yaptı.

57283 'Umuda Bir yol Hikâyesi' programı çerçevesinde, mikro kredi sayesinde Elbistan'da iş kuran girişimci kadınların hayat hikâyelerini konu aldıklarını ifade eden hemşerimiz Yapımcı-Yönetmen Nazan Hanımoğlu, yıllar sonra Elbistan'da olmaktan mutlu olduklarını söyledi.

Mikro kredi sayesinde iş hayatına atılan ve başarılı olan Gül Tekdemir, Günseli Eren ve diğer bayanları tek tek ziyaret ederek çekimler yapan TRT, yurt genelinde bu çalışmayı sürdürmeyi planlıyor.

Çekimler sırasında Elbistan'ın Sesi Gazetesi Kurucusu Mehmet Göçer ve TRT Elbistan Temsilcisi Himmet Göçer'i ziyaret eden Yönetmen Nazan Hanımoğlu ve ekibi, kendilerine gösterilen ilgi ve alaka karşısında memnuniyetlerini dile getirdiler.

 
Mehmet GÖÇER İle Röportaj. Yazdır e-Posta
Elbistan
yönetim tarafından yazıldı.   
Çarşamba, 14 Aralık 2011 08:40

GGHHHBize kendinizi tanıtır mısınız?

1931 Darende'nin Yenice köyü Aşağı Mahallesinde, Kürtüğünoğlu (Kar kürtüğü) namı ile anılan Süleyman-Semane (Dilekçi) Göçer çiftinden dünyaya geldim. İlkokulu bitirmeden ekmek peşinde gurbete çıkmak zorunda kaldım. İş hayatında ilk besmeleyi, babamın yanında o zamanlar hemen her eski Darendeli gibi çerçilikle çektim. 1957 yılında Elbistan’a gelerek ilk matbaayı kurup ilk gazeteyi çıkardım. 50 yıldan beri gazetecilik mesleğini sürdürmekteyim. Un Sandığı 1,2,3 ve 4 adlı dört adet kitabım bulunmaktadır.

Gazetecilik ve matbaacılık nasıl başladınız?

23.08.1957'de, matbaa hayatına başladım. O yıllarda Kahramanmaraş'ta gazeteci Ali Ağzıkara yönetiminde Engizek adında bir gazete yayımlanırdı. Şiirlerimi 1948-1951 yılları arası bu gazete yayımlıyordu. İşte bu sırada Ali Ağzıkara bey “Senin şiirlerini dikkatle okuyorum. Üslup ve işlediğiniz kültür takdire şayan. ‘Sen bir gazete çıkartacak güç ve fikre sahipsin. Ben burada basarım, sen Darende'de yayınlarsın” diyerek gazetecilik konusunu kafama sokan ve her türlü teşviki yapmaya çalışan insandır. Kabul ettim. Araştırma yaptım. Darende'yi uygun bulmadım. Bu işin Elbistan'da daha iyi yürüyeceğine karar verdim.

İstanbul'a gittim. Cağaloğlu yokuşunda matbaa malzemesi satan Abbas Uzman'dan prova tezgâhı ile hurufat ve diğer malzemeleriyle birlikte bin dört yüz liraya satın aldım. Ancak bin lirasını peşin ödedim. 400 lirasını Elbistan Ziraat Bankasına ödemeli gönderilmesini sağladım. Makine ve malzemeler bir hafta sonra Elbistan'a geldi. Teslim alabilmem için Ziraat Bankası'ndaki Abbas Uzman'ın hesabına, kalan 400 liranın yatırıldığına dair belge ibraz etmem gerekmekteydi. Aksi halde makineleri alamayacaktım. O zamanlar para çok kıymetli. Bende bir telaş başladı. O günün Belediye Bşk. Sayın Hacı Ahmet Özsoy'u ziyaret edip, durumu arz ve 400 lira ödünç para vermesini arz ettim. O da, sağ olsun derhal bu parayı verdi ve Ziraat Bankası'ndan makineyi ve edevatlarını teslim aldım. Makineyi aldım ama işin garibi dilinden hiç mi hiç anlamıyorum. Çalıştırmak şöyle dursun kurmayı bile beceremedik. Maraş'a gittim. Beni ilk teşvik eden Ali Ağzıkara'yı buldum, derdimi anlattım. O da Muhittin adında bir ustayı görevlendirip birlikte Elbistan'a gelmesini ve gerektiği kadar kalmasını tembih etti. İşin daha da garibi, zaten az olan param suyunu çekmiş ve değil Muhittin usta'yı getirecek, kendimin bile Elbistan'a dönecek param kalmamıştı. Mecburen borç para bulmam gerekiyordu. Bir ara söz sırasında hayırsever olduğunu duyduğum çeltik ağası Ziya Kadıoğlu'na gittim, durumumu arz ettim. O da zaten hayırsever bir şahsiyet olduğu için, “Bu teşebbüs bir kültür hizmetidir” deyip, çıkarıp yüz lira verdi.

Matbaayı kuracak yer ararken, o zamanlar Elbistan'da Tekke Köprüsü'nün hemen yanı başında kendi evinin alt katında gazete bayiliği yapan Ümmet İnanç (ki, bugün de aynı yerde ekmeğini kazanmaya çalışmaktadır) yardımcı olabileceğini söyledi. Ve kendi işyerinin yanındaki uygun yeri bana cüzi bir kira karşılığı tahsis etti. Makineyi getirerek buraya kurduk. Ümmet İnanç'ın bu iyiliğine karşı şükran duygularımı ifade etmek isterim.

Peki, yayın hayatına nasıl başladınız?

Yayın hayatına başlayacak her gazete gibi bizim gazetenin de künyesinde kanunen gerekli olan bir sahibi, bir de sorumlu müdür bulunması gerekli idi. Gidip merhum Avukat Hulûsî Fırat'a durumu anlattım. O da; “Sen bir kültür hizmeti başlatacaksın. İşte diplomamın sureti, bir ücret de istemiyorum” dedi. Gazetenin başköşesinde “Sahibi: Mehmet Göçer, Yazı İşleri Müdürü: Avukat Hulusi Fırat.” yer aldı. O zamanın Elbistan Kaymakamı Mehmet ÖNAL Bey bir açılış töreni tertip edilmesini istedi. Hem birçok davetlinin katılımında ve hem de açılışın gerçekleşmesinde bir hayli ilgi gösterdi. Elbistan'ın ilk gazetesi; “ELBİSTAN POSTASI” adıyla 23.08.1957 tarihinde yayınlandı. Ebadı 41x28 cm idi.

Gazetemiz Elbistan Postası, günlük olarak yirmi gün çıktıktan sonra Maraş'tan gelen Muhittin Usta “Ben burada çalışamayacağım” deyip gitti. Bu arada kardeşim Hüseyin Göçer de bu işe katılmış, bana yardım etmeye çalışıyordu. Usta gittikten sonra, kardeşim bana; “Abi, ben Muhittin Usta çalışırken izledim ve zannediyorum yeteri kadar da öğrendim…” dedi. Çaresiz, ben de kardeşim Hüseyin'e güvenip dizgi işlerini ona bıraktım. İşi gayet güzel yapmaya başladı. Günlük gazete çıkartmak işi gerçekten zordur. Şimdikiler gibi modern araçlarla bile zorlanılırken; o zamanlar, harf harf elle dizilen ve hemen her işi elle yapılan aletlerle günlük gazete çıkartmak akıllara ziyandır.

Bu arada; Muhittin Usta'dan sonra iki hafta kadar günlük olarak Elbistan Postası'nın çıkmasında dizgiciliği ustalıkla yürüten kardeşim Hüseyin Göçer de, memleket hasretine dayanamadı, işi bırakıp Darende'ye döndü.

İşin başa düştüğünü anladım. Öğrendiklerimi uygulamaya başladım. Bu arada dilekçe vererek gazeteyi hafta da iki gün çıkarmayı hedefledim. Gücüm ancak buna yetecekti. Nitekim öyle oldu. Gazetenin hem muhabiri, hem muharriri, hem mürettibi, hem musahhihi, hem patronu, hem de satıcısı (dağıtıcısı) oldum. Ekmeğin peşine bu sefer de böyle düştüm.

27 Mayıs 1960 ihtilal yönetimi kanunlara uyulması bakımından işi çok sıkı tutmaktaydı. Benim ilkokul mezunu olmam gerekmekteydi. Hemen başvurdum. Gazipaşa İlkokulu'nda hariçten girdiğim imtihanı kazanarak ilkokul diplomasını aldım. Böylece gazete sahipliğim sekteye uğramadı. Fakat uzun yıllardır faal olan gazetemiz için istenilen birçok evrakı sağlayamayacağımı düşündüğümden, Elbistan Postası adıyla yayınlanan gazetemizi 30 Temmuz 1960 tarihinde kapattık, ertesi gün Elbistan'ın Sesi'ni yayına geçirdik. Aynı yıl, Mersin'den 80 yıllık pedallı bir matbaa makinesi satın alıp getirerek hizmete geçmesini sağladık. Ancak yeniliklerimiz bununla kalmadı. Yetmişlere kadar bu pedallı makine ile çalıştıktan sonra, İstanbul'a giderek eski bir Amerikan yapısı Entertip dizgi makinesini kardeşim Veli Göçer'in aracılığı ile aldık. Oradan Yugoslav uyruklu Mefaül adında bir operatör getirerek kendi mülkümüz olan ve uzun yıllar matbaa hizmetini yürüttüğümüz lise caddesi No: 29'daki toprak binanın bitişiğinde, burası D. Hastanesi iken garaj olarak kullanılan yerin üzerini kapatıp, bu yere kurduk. Daha sonra bu toprak binayı da terk edip, yıktırdıktan sonra, kardeşim Hüseyin Göçer ile yarıya taksim edip, üç katlı bina yaptık.

Elbistan’ın Sesi ne zamana kadar devam etti?

2005 yılına kadar haftada bir ya da iki gün yayınlanarak hayatını sürdürdü.  2009 yılında günlük olarak yayın hayatına yeniden başladı. Çok sevdiğim Elbistan'a ve Elbistanlı kardeşlerime daha geniş hizmet vermek için, 2002 Kasım ayında bir kardeş kazandırmaya karar vererek, dediğiniz gibi HABER ELBİSTAN adında bir başka günlük gazeteyi de yayın hayatına sunmuş olduk.

Gazetecilik hayatınız ne zamana kadar devam etti?

Bu hayat 2000 yılına kadar devam etti. Yükün ağırlık ve sorumluluğunu oğullarım Himmet, Mustafa, Ahmet ve Süleyman Akif Göçer'e devredip, kendimi UN SANDIĞI adını verdiğim kitap serisini yazmaya adadım.

Un Sandığı adlı kitabınızdan bahseder misiniz?

Dedim ya, gazete ve matbaa işini çocuklara devrettim, yine de kendimi o mürekkep kokusundan ayıramıyorum. Matbaada kendime bir oda tahsis ettirerek, burada kitap çalışmalarıma başladım. Bu güne kadar “Un Sandığı” adıyla; 1,2,3 ve 4. kitabım çıktı. Bu kitaplarımda; Elbistan, Afşin, Darende, Şanlıurfa, Malatya, Kahramanmaraş ağırlıklı olmak üzere; yöre insanının yaşantısını anlatan ilginç olayları, hatıraları, kültürel renklere yer verdim ve yer vermekteyim. Yazımına devam ettiğim 5. cilt UN SANDIĞI kitabımda da bu unsurları, anekdotları işlemeye devam etmekteyim ve de devam edeceğim.

Gazeteci ‘çerçiye benzer aldığını satar’ Bende yıllardan beri almış olduklarımı ‘Un Sandığı’ ile satmaya çalışıyorum.

Biraz şairliğinizden de bahseder misiniz?

Kahramanmaraş'ta gazeteci Ali Ağzıkara yönetiminde Engizek adında bir gazete yayımlanırdı. Şiirlerimi 1948-1951 yılları arası bu gazete yayımlıyordu. Benimle birlikte şiirlerimi yayımlanan şairler: Durdu Yoksul, Ahmet Çıtak, Hayati Vasfi Taşyürek, Kamil Bozkurt, Adanalı Sadık Çavuş, Kul Hamit. Bunlarla ara sıra atışmalarımızda olurdu.

Ayrıca; çerçilik yaparken, şiir yazıp destan da yazmaya başlamıştım.

Demek destanda yazdınız?

Evet. Yazdığım şiiri, yani destanı matbaada sığdığı kadar bir kâğıda bastırıp, gezindiğim yerlerde, bilhassa pazaryerlerinde satmaya çalışırdım. Destan, 50 ve 65'li yıllar arası halkın sanki bir iletişim, bir haberleşme aracıydı. İlk yazdığım destanın adı “Zaman Yolu” idi.

Esas ilk destanımı, 1949 yılında, Sivas'taki Ulu Camii'nin onarımına katkıda bulunmak maksadıyla yazmıştım.

ULU CAMİÎ DESTANI

“Yetim gibi boynun bükmüş Sivas'ta

Vatandaş yardım et; Ulu Cami'ye!

Temsili; kimsesiz bir mağdur hasta,

Vatandaş yardım et; Ulu Cami'ye”

Merhameti olan vazgeçmez bundan,

Minaresi tamir ister bir yandan,

“Ben hayırseverim” diyorsan candan,

Vatandaş yardım et; Ulu Cami'ye!

Sizden himmet ister, nusratı Hakk 'tan,

Perişan hali var, farkı yok; şok'tan,

Çürümüş ağacı mahvolmuş kökten;

Vatandaş yardım et; Ulu Cami'ye!

Duvarını yağmur yağdıkça bölmüş,

Dökülmüş sıvası, taşları kalmış,

Kapısını ağaç kurtları delmiş;

Vatandaş yardım et; Ulu Cami'ye!

Bak Hıristiyan'a yolundan kalmaz.

Kilisesin tamir etmekten yılmaz,

Kuru dava ile Mü'minlik olmaz;

Vatandaş yardım et; Ulu Cami'ye!

Hamiyet perversen elden önce ver,

Pangonut, lirayı hesabınca ver,

Çok vermezsen az ver, kudretince ver;

Vatandaş yardım et; Ulu Cami'ye!

Altın ömrün bir gün geçmez pul olur,

Hep kazancın varislere mal olur,

Ata sözü; “Damla damla göl olur”

Vatandaş yardım et, Ulu Cami'ye.

Dünyaya gelip de gördün mü? Göçmez,

Ecel şerbetini bir Mevlâ içmez,

Böyle efdal sevap eline geçmez;

Vatandaş yardım et; Ulu Cami'ye!

Bu caminin hali ciğer yakıyor,

“Tâmir!”diye melül melül bakıyor,

Gayrimüslim görse “Yazık!” çekiyor;

Vatandaş yardım et; Ulu Cami'ye!

Karamsarlıkları gönlünden kaldır,

Düşün bu dünyanın sonu ne haldir?

Böyle yere bir ver binden efdaldır;

Vatandaş yardım et; Ulu Cami'ye!

Hayır, işe asla yolun gitmez mi?

Yoksa Kadir Mevlâm nasip etmez mi?

Canım bir liraya gücün yetmez mi?

Vatandaş yardım et; Ulu Cami'ye!

Göçer der; Mü'minsek yansın özümüz,

Bunun için türap edek yüzümüz,

Allah'ı seversen kırma nazımız;

Vatandaş yardım et Ulu Camiye!

Gençlere neler tavsiye edersiniz?

Bazı yıllar eşeksırtında, bazı yıllar da yaya omzuma asarak düz-bayır, dağ, dere, tepe demeden gezip dolaşarak satmaya çalışırdık. Kazanacağımız üç beş kuruş için ıssız yollarda kâh dondurucu soğukta, kâh yakıcı sıcakta yolculuk etmek oldukça zor idi. Ama bu zoru da yenmek zorundaydım. Nitekim de Allah'a şükür yendik ve bu günlere geldik. Bu hayatım, tüm gençlerimize şema olmasını ve hayatları ile kıyaslamalarını ve de örnek almalarını önemle hatırlatmak isterim. Biz buralara tırnağımızla kazıyarak geldik.

Sevgili gençlerimize ve insanlarımıza kısa bir öğüt vermek isterim:

“Az yiyiniz, az uyuyunuz, az konuşunuz. Erken yatınız, erken kalkınız. Dinç olmak istiyorsanız üzerinize güneş doğmasın. Bu zaten Hadis buyruğudur. Göründüğünüz gibi olun, olduğunuz gibi görününüz. Sakın yalan söylemeyiniz. Çünkü yalan şeytanın sermayesidir. Söz namustur; verdiğiniz sözden dönmeyiniz. Cemaatte dinlemeyi tercih ediniz. Sorulana cevap veriniz. Biri konuşurken sözünü kesmeyiniz. Sağlığınızı önemli ölçüde olumsuz etkilediği bilimsel olarak yani tıbben belgelenen sigarayı içmeyiniz. Terk etmenin çaresine gelince; her ay paketten bir adet eksiltiniz. Sona geldiğinde vücut artık istemeyecek, günde iki paket içiyorsanız 40 ay sonra sigara senden, sen de sigaradan ikrah ederek ayrılacaksınız. Denemesi bedava… Hele içki ve hele tüm uyuşturucu maddelerin insan sağlığını son derece olumsuz etkisi... Zararı tartışılmaz. Çevrenize bir bakınız, araştırınız, bu uğurda olanların bu dünyası da harap, ebedi âlem öteki dünyası da haraptır. Çünkü dinimizde bunlar büyük günah… Ayrıca; İslam Dininin buyruğu ve de özet Anayasası olan İslâm'ın beş şartını yerine getiriniz, bu vecibeleri yerine getirenlerle arkadaş olunuz, çünkü insan arkadaşı ile ölçülür. Bu hususa çok dikkat ediniz. Kâbe yıkmak kadar günah olan insan kalbi kırmayınız. İstemeyerek kırmışsanız derhal özür dileyip o kişi ile barışınız. Çünkü “Üç günden fazla küs durmak dinimizde haram” Hadis buyruğudur. Yine ayrıca; şehveti tahrik edici ve de ahlâk bozucu, vur-kaç ve hırsızlık öğretici filmleri kesinlikle izlemeyiniz. Bilhassa çok kitap okuyunuz. Dersinize çok çalışınız. Üç kazanınız, bir harcayınız. İsraftan kaçınınız. Anne ve babanızı incitmeyip, onların duasını almaya özen gösteriniz. Hocalarınıza, yani öğretmenlerinize itaatte, yani saygıda kusur etmeyiniz. Verdikleri dersleri zamanında yapınız ki yüksek not alasınız. Yine ayrıca; Kimseyi hor görmeyiniz. Allah'ın yanında o kişi senden daha makbul olabilir. İnsanları çok sevip ve çok sayınız Öyle ki; “Yunus Emre'nin; “Yaratılanı severim, yaratandan ötürü” vecizesi düsturunuz, şemanız olsun. Vermeye çalıştığım öğütlerimin kaynağı benim değil, Dinimizin emri, Hadis-i Şerif buyrukları çerçevesindendir. Şunu açıktan ifade ederim ki; bu öğütlerden faydalanan her çocuğun, her gencin ve herkesimin; hem bu dünyası, hem de ebedi âlem öteki dünyası mamûr ve müreffeh olacaktır. Bundan şüpheniz olmasın; Sevgili çocuklar, Sevgili Gençler, Sevgili arkadaşlar ve de tüm insanlar…”

Okumayı seviyorsunuz, insanımıza ne önerirsiniz okuma hakkında?

Başucumda birkaç tane kitap bulunur. İnsanlara kitap okumalarını öneriyorum. Okuyan insanın hafızası daha iyi çalışır. Kitap okumaya küçük yaşta başlanmalıdır. Onun için çocuklarımıza kitap sevgisini aşılamalıyız. Gelişmiş ülkelerdeki kitap okumayla ülkemizdeki kitap okuma oranlarında uçurumlar var. Okumak gelişmeyi de birlikte getirir.

Okumadan yazılmaz diyorsunuz?

Kesinlikle. Yazmak müthiş bir şey, bilgili olmadan yazamazsın, okumadan da bilgili olamazsın ve yazamazsın.

Mehmet amcayı tahminim 1986 veya 1987 yıllarında tanıdım. O zamanlar Bende Afşin’in Sesi Gazetesinde çalışıyordum. O yıldan beri sık sık olmasa da aralıklı hoş sohbetlerimiz oldu. Mehmet amca zamanınızı ayırdığınız için teşekkür ederim.

Bende size teşekkür ederim. Çalışmalarınızda başarılar diliyorum.

 
Elsiad Başkanı Polat: Kapımız Afşin ve Göksunlu Yatırımcılara Açık. Yazdır e-Posta
Elbistan
yönetim tarafından yazıldı.   
Salı, 13 Aralık 2011 11:37
elsiad-baskani-polat-kapimiz-afsin-ve-goksunl-3187917_oElbistan Sanayici ve İş Adamları Derneği (ELSİAD)Başkanı Emin Polat, Afşin ve Göksunlu 17 sivil toplum örgütünün Organize Sanayi Bölgesi talebine cevap verdi. Polat, "Elbistan Organize Sanayi Bölgesi tamamlanmak üzere. Pişmiş aşa su katmak yerine Elbistan Organize Sanayi Bölgesi'nde yer almak daha doğru olur." dedi.

Önceki gün Afşin ve Elbistan ilçelerinden bir grup sivil toplum kuruluşunun Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün'e mektup yazarak iki ilçe arasına Osb kurulmasını istemelerinin ardından ELSİAD Başkanı Emin Polat bir açıklama yaptı. Polat, alternatif bir Osb yerine mevcut Osb'nin en iyi şekilde değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti. Polat, "Bölgemizde 2006 yılından beri çalışmaları süren Organize Sanayi Bölgesi; Ticaret Odası, Elbistan Belediyesi ve İl Özel İdaresi tarafından bitme aşamasına getirilmiştir. Bölgemizde iş adamları ve sanayiciler olarak 6-7 yıldır Organize Sanayi Bölgesi'nin tamamlanmasını bekliyoruz. Artık bekleyecek zamanımız kalmadı. Bu nedenle organize sanayinin yerinin değişmesi demek Osb'nin 5 yıl daha gecikmesi demektir. Bunun için organize sanayinin yerinin değişmesini istemiyoruz. Bir an önce Osb'nin bitirilerek sanayicimizin hizmetine sunulmasını istiyoruz." diye konuştu.

Elbistan olarak gelişen ve büyüyen bir şehir olduklarına işaret eden Başkan Polat, sözlerini şöyle sürdürdü:

"İleride il olma hayalimiz var. Bunun için Elbistan'ın geleceğini iyi düşünmek zorundayız. Bölge hastanesi ve fakültenin 20 dönümlük bir yere yapılması Elbistan'a bir şey kazandırmaz. Fakülte ve hastanenin daha büyük bir araziye yapılmasını istiyoruz. İleride fakültenin Üniversite olmasını, hastanenin de araştırma hastanesi olmasını istiyoruz. Bölgemizde 300 bin insan yaşamakta. Elbistan Türkiye'nin birçok ilinden daha fazla nüfusa sahip. Bu nedenle Elbistan olarak büyük düşünmek, birlik ve beraberlik içinde hedeflerimize ulaşmak zorundayız."

Başkan Polat şunları kaydetti: "Elbistan Osb büyük oranda tamamlandı. Çevre ilçelerin yatırımcılarını da Elbistan Osb'ye bekliyoruz. Bölge olarak kalkınmak durumundayız. Alternatif bir Osb talebi bölgeyi 5 yıl daha geriye götürür. Afşin ve Göksunlu yatırımcıların Elbistan Osb'yi değerlendirmeye yönelmesi gerek."
 
Eshab-ı Kehf Gönüllüleri Göçer Ofset'i Ziyaret Etti. Yazdır e-Posta
Elbistan
yönetim tarafından yazıldı.   
Cumartesi, 10 Aralık 2011 14:19

DSC_0004yedisevin.comEshab-ı Kehf Gönüllüleri Cafer Güneş, Hüseyin Bozkurt, Salih Yıldırım, Cuma Ayar ve Emin Gül, Elbistan'ın Sesi Gazetesi Kurucusu Mehmet Göçer'i ziyaret ettiler.

Eshab-ı Kehf Gönüllüleri olarak çalışmalarını sürdürdükleri kaydeden Kurucu Başkan Cafer Güneş, Eshab-ı Kehf adına birlik beraberlik içerisinde hareket etmenin mutluluğunu yaşadıklarını söyledi.

Ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getiren Mehmet Göçer ise, Eshab-ı Kehf Gönüllerine çalışmalarından dolayı teşekkür ederek, başarı dileklerinde bulundu.
 
Yazarımız Mehmet GÖZÜKARA'nın Acı Günü. Yazdır e-Posta
Elbistan
yönetim tarafından yazıldı.   
Pazartesi, 05 Aralık 2011 11:49

001Komşu ve Kardeş ilçe Elbistan'ın Eldelek Köyünden yazarımız Mehmet GÖZÜKARA'nın ağabeyinin hanımı Şefika GÖZÜKARA vefat Etti.


Eldelek köyünden merhum (Üsküdar) Durdu Gözükara'nın kızı, merhum (Üsküdar) Muhittin Gözükara'nın gelini, emekli Öğretmen Hacı Gözükara'nın eşi, Kahramanmaraş Devlet Hastanesi'nde Sağlık Memuru Alper Gözükara, Afyon'da Polis Memuru Gökhan Gözükara, Elbistan Belediyesi'nde çalışan Çağrı Gözükara ve Fürüzan Gözükara (Aksoy) kardeşlerin annesi, Kahramanmaraş İl sağlık Planlama Müdürlüğü Uzmanı Ahmet Aksoy'un kayınvalidesi, Kamyon Kooperatif eşraflarından Şeref ve Erdem, Elbistan Maliye'sinde memur Şaban, Yozgat İl Sağlık Müdürlüğü'nde memur Ali ile İsmet Gözükara kardeşlerin ablası, A Termik santralında teknisyen olarak çalışan Şair Mehmet Gözükara ile Elbistan Belediyesi'nde çalışan Hasan Gözükara'nın yengesi Şefika Gözükara, 4 Aralık 2011 günü vefat etmiştir.

Cenazesi, 5 Aralık 2011 günü öğle namazını müteakip Ulu Camii'nden alınarak, Hocâzade mezarlığına defnedilecektir.

Kur'an'ı Cumhuriyet Mah. Erdem Evleri'nde kendi hanesinde okunacaktır.

Taziye için telefonlar: Hacı Gözükara: 0 505 542 63 15, Mehmet Gözükara: 0 535 372 37 53, Şeref Gözükara: 0 535 939 56 98.
 
Büyüksevin'li Hemşehrimiz Yakup ALP Trafik Kazası Geçirdi. Yazdır e-Posta
Elbistan
yönetim tarafından yazıldı.   
Perşembe, 17 Kasım 2011 08:34
6051Elbistan Şeker Fabrikası önünde meydana gelen trafik kazasında otomobil, pancar yüklü römorka arkadan çarptı. Kaza’da otomobil sürücüsü yaralandı.

Önceki gece saat 20.30 sıralarında meydana gelen trafik kazasında büyük bir şans eseri can kaybı yaşanmadı. Şeker Fabrikası önünde ki kaza da pancar teslim etmek amacıyla Türkveren köyünden Elbistan’a gelen Ali Köse yönetimindeki 46 E 5290 Plakalı traktör Şeker Fabrikasından Elbistan güzergahına seyir halinde iken arkadan gelen ve Yakup Alp yönetiminde ki 06 DB 11 84 Plakalı özel otomobil römorka arkadan çarptı. Otomobilde hava yastığının patlaması muhtemel bir can kaybının önüne geçerken olay yerine 112 Acil Ambulans çağrıldı. Yaralı Yakup Alp Elbistan Devlet Hastanesi Acil Servisine kaldırılırken olay yerinde başka bir trafik kazası yaşanmaması için tedbirler alındı. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.

 
Elbistan'da Deprem. Yazdır e-Posta
Elbistan
yönetim tarafından yazıldı.   
Perşembe, 17 Kasım 2011 06:17

hakriTürkiye sallanmaya devam ediyor. Van’da meydana gelen 7.2, 5.6 ve 5.2 şiddetlerindeki depremler ve yüzlerce artçı sarsıntının ardından şimdi de Elbistan sallandı. 15 Kasım 2011 günü merkez üssü Elbistan’a bağlı Türkören Köyü olan 3,5 şiddetinde bir deprem meydana geldi.

Türkiye sallanmaya devam ediyor. Van’da meydana gelen 7.2, 5.6 ve 5.2 şiddetlerindeki depremler ve yüzlerce artçı sarsıntının ardından şimdi de Elbistan sallandı. Deprem Dairesi Başkanlığı verilerine göre Elbistan’a bağlı Türkören Köyü merkezli 3,5 şiddetinde bir deprem meydana geldi. 15 Kasım 2011 Salı günü saat 16.49’da meydana gelen depremde herhangi bir can ya da mal kaybı yaşanmadı.

Van’da meydana gelen 7,2 şiddetindeki deprem sonrası tüm Türkiye tekrar deprem gerçeğini hatırlatırken Elbistan’da da 3,5 şiddetinde bir deprem meydana geldiği öğrenildi. Yerin yaklaşık 17 kilometre altında meydana gelen depremde herhangi bir olumsuzluk yaşanmadığı bildirildi. Büyük bir kısmı 2. derece deprem kuşağında bulunan Elbistan’da meydana gelen bu sarsıntının dışında Kahramanmaraş’ın diğer ilçelerinde de şiddeti 2 ila 2,9 arasında değişen sarsıntılar meydana geldiği öğrenildi.

Van depreminin ardından dikkatler uzun süredir suskunluğunu koruyan ve Doğu Anadolu fay hattının uzantısı üzerinde bulunan Elbistan’da meydana gelen 3,5 şiddetindeki sarsıntı yerin 16 bin 770 metre altında meydana geldi. 15 Kasım 2011 Salı günü saat 16.49’da meydana gelen sarsıntının merkez üssünün Elbistan’a bağlı Türkören Köyü olduğu belirtildi.

Deprem merkezine en yakın yerleşim yerleri ise Büyük Yapalak, Doğan ve Söğütlü Kasabaları ile Gündere Köyü olarak belirlendi.

Büyüklük

:

3.5 (Ml)

Derinlik

:

16.77 (km)

Yer (İlçe-İl)

:

ELBISTAN-K.MARAS

Tarih

:

15/11/2011

Saat

:

16:49:43.6700000(TS)

Enlem

:

38.302

Boylam

:

37.336

Depremin Merkezine En Yakın 5 Yerleşim Merkezi

K.MARAŞ

ELBİSTAN

BÜYÜKYAPALAK

3.831

K.MARAŞ

ELBİSTAN

GÜNDERE

3.852

K.MARAŞ

ELBİSTAN

TÜRKÖREN

4.553

K.MARAŞ

ELBİSTAN

GEÇİTKÖY

5.315

K.MARAŞ

ELBİSTAN

DOĞANKÖY

16.127

 
Ultra Maraton Ekibi Elbistan,Afşin Eshab-ı Kehf ve Ekinözü Üçgeninde. Yazdır e-Posta
Elbistan
yönetim tarafından yazıldı.   
Perşembe, 03 Kasım 2011 14:37

ultra1Elbistan-Afşin-Ekinözü Ultra Maraton Koşusu'nun startı 2 Kasım günü saat 15.00'da verildi. Koşunun 3 Kasım günü saat 12.00'da tamamlanması bekleniyor.

ultra331 yıldan beri kronik astım hastası olan ve astım hastalığına dikkat çekebilmek amacıyla 2009 yılında Antalya'dan İstanbul'a koşarak dikkatleri üzerine çeken 48 yaşındaki ultra maraton sporcusu İbrahim Şahin, 170 kilometrelik Elbistan-Afşin-Ekinözü Ultra Maraton Koşusu'na başladı.

Elbistan'a bağlı Kavaktepe Köyünde amcasının oğlu Sadık Şahin ile birlikte 170 kilometrelik parkurun startını alan ve koşuya başlayan Şahin, 3 Kasım 2011 Perşembe günü saat 12.00'da parkuru tamamlayarak, dünyanın en hızlı ultra maraton koşusu rekoruna imzasını atmayı amaçlıyor.

Elbistan'a bağlı Karahasanuşağı Köyünde doğan ve Almanya'da yaşayan ultra maraton sporcusu İbrahim Şahin, dünyanın en hızlı ultra maraton koşusu rekorunu kıracağına inandığını ifade ederek, koşu için belirlenen sürenin 24 saat olduğunu ancak, kendi hedefinin ise koşuyu 20 saatte tamamlamak olduğunu kaydetti.

Astım hastalığı engel olmadı:

31 yıldan beri kronik astım hastası olan ancak, düzenli spor sayesinde bu hastalığın yenilebileceğine dikkat çekmek amacıyla ultra maraton koştuğunu belirten Şahin, zamanın önemli bir kısmını antrenmanlara ayırıyor.

170 kilometrelik ultra maraton koşusunun hazırlığı için yıllık iznini dahi yarıda kestiğini dile getiren Şahin, Türkiye'de ultramaraton koşulmadığını belirterek, bir ilki gerçekleştirmek amacıyla ilk defa 11 Ekim 2009 günü memleketi Elbistan'da 111 kilometreyi 13 saatte koştuğunu hatırlattı.

Şahin, bu sene düzenlenecek olan ultra maraton koşusunun geçen yıl olduğu gibi yine dünyanın en hızlı ultra maratonu olacağını ifade ederek, şunları söyledi:

“3. Elbistan-Afşin-Ekinözü Ultra Maratonu, ikinci senede olduğu gibi dünyanın en hızlı ultra maratonu olacak. 2010 yılında koştuğum 126 kilometrelik parkur, dünyadaki koşulan en uzun maratonlar sıralamasında 5. sıradaki yerini, bu sene 170 kilometre ile 3. sıraya bırakacak. Bu koşunun en hızlı olmasının özelliği, 24 saatte koşulmuş olması gerektiğindendir. En fazla 24 saate koşuyu tamamlayamayan diskalifiye oluyor.”

Dünyanın en hızlı ve uzun maratonu:

3. Elbistan-Afşin-Ekinözü Ultra Maratonu'nun neden dünyanın en hızlı ultra maratonu olduğunu da örneklerle açıklayan Şahin, şöyle devam etti:

“Neden en hızlısı olduğumuzu bir kaç örnek ile belirtelim. Ultra-Trail du Mont-Blanc (UTMB) Fransa 166 kilometre ile 46 saat koşma süresi verilmiş. Western State Endurance Run (ABD) 160 kilometre ile 30 saat koşma süresi verilmiş. Sparthlon (Yunanistan) 246 kilometre ile 36 saat koşu süresi verilmiş, hız olarak bizden sonra ikinci sırada. Badwater Ultra (Kalifornia) 211 kilometre ile 60 saat koşma süresi verilmiş. Elbistan-Afşin-Ekinözü Ultra Maratonu ise, 170 kilometre ve 24 saat koşu süresi ile dünyanın en uzun ultra maratonudur. Ben ise bu parkuru 20 saatte tamamlama amacındayım.”

Amaç, sporda çıtayı yükseltmek:

Ultra maraton koşusundaki en büyük amacını da dile getiren Şahin, “Ultra maratondaki amacımız; sporda çıtayı yükseltmek. Spor ile sağlıklı bir toplumun yetişmesine katkıda bulunmak. Sporun her yasta mümkün olduğunu ve hasta olan kişilerin dahi spor yapabileceğini, hatta rekorlara koşabileceğini göstermek ve bölgeyi tanıtmak” diye konuştu.

Ceylan isimli atıyla sporculara eşlik etti

İbrahim şahin ve amcasının oğlu Sadık Şahin'in birlikte koşacakları, Elbistan-Afşin-Ekinözü Ultra Maratonu renkli görüntülere de sahne oldu. Hasan Ceylan isimli bir vatandaş, ceylan ismini verdiği atıyla koşu ekibine eşlik ederek, destek verdi. Ultra maraton koşusuna bazı vatandaşlarda kısa süre katılarak, sporcuları yalnız bırakmadılar.

 
"371 Promil" Kazası! Yazdır e-Posta
Elbistan
yönetim tarafından yazıldı.   
Salı, 01 Kasım 2011 12:59
asdeeeeeElbistan'da gece geç saatlerde alkollü olarak trafiğe çıktığı öne sürülen şahsın kullandığı otomobil,
Karaelbistan Beldesi'nde bulunan üst geçidin ayağına çarptı. Çarpma sonrası ikiye bölünen minibüsten yara almadan kurtulan sürücü C.B.'nin yapılan tahlillerinde kanında 371 promil alkol bulunduğu öğrenildi.
asdeKaza, 29 Ekim Cumartesi günü gece saat 01.00 sıralarında meydana geldi. Elbistan'dan memleketi Afşin'e gitmek için 46 NE 499 plakalı minibüsü ile yola çıkan C.B. (40), Karaelbistan Beldesi'nde bulunan üst geçit civarında aracının direksiyon hâkimiyetini kaybetti. İddiaya göre aşırı hızlı olduğu belirlenen ve üst geçidin ayağına çarparak durabilen araç, çarpmanın etkisi ile ikiye bölündü. Hurdaya dönen aracın sürücüsü C.B. ise kazayı büyük şans eseri hafif sıyrıklarla atlattı.
Olay yerine gelen ambulansla Elbistan Devlet Hastanesi'ne kaldırılan sürücü C.B., ayakta tedavi edildi. Burada yapılan tahlillerde sürücü C.B.'nin kanında 371 promil alkol olduğu tespit edildi. Kaza sonrası demir yığınına dönen araç trafiğin aksamasına da neden oldu. Jandarma ve polis ekiplerinin müdahale ettiği kazada araç çekici yardımı ile kaldırılarak yol tekrar trafiğe açıldı. Olayla ilgili olarak soruşturma başlatıldı.
 
Acı Haber! Yazdır e-Posta
Elbistan
yönetim tarafından yazıldı.   
Perşembe, 13 Ekim 2011 23:41
kazaaaayedisevin.comElbistan- Nurhak karayolunun 3. kilometresinde içinde 3 kişinin bulunduğu otomobilin yoldan çıkarak takla atması sonucu meydana gelen trafik kazasında kuzen oldukları belirlenen 2 kişi hayatını kaybetti, 1 kişi de ağır yaralandı.
Olay, 16 Ekim 2011 Pazar günü saat 01.15 sıralarında meydana geldi. Nurhak istikametinden Elbistan’a doğru seyir halinde bulunan ve Umut Zafer Yeğin’in kullandığı 44 NP 600 plakalı özel otomobil, sürücüsünün direksiyon hâkimiyetini kaybetmesi sonucu yoldan çıktı. Yaklaşık 100 metre savrulan araç hurda yığınına dönerken araçta bulunan Umut Zafer Yeğin (35), Mehmet Ceren (26) ve Ahmet Ceren yaralandı. Kaza sonucu taklalar atan araçtan fırlayan 35 yaşındaki Umut Zafer Yeğin, kaldırıldığı Özel Yaşam Hastanesi’nde, 26 yaşındaki Mehmet Ceren ise Elbistan Devlet Hastanesi’nde yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Diğer yaralı Ahmet Ceren’in ise tedavisine Elbistan Devlet Hastanesi’nde devam edildiği öğrenildi.
Tezkeresine 17 Gün Vardı
Aslen Afşin İlçesinin Büyüktatlı Beldesi’nden olan ve kazada hayatını kaybeden Mehmet Ceren’in Malatya 2. Ordu Komutanlığı’nda Tabip Asteğmen olarak vatani görevini yaptığı ve teskeresine 17 gün kaldığı öğrenildi. Korkunç olayda ağır yaralanan ve Mehmet Ceren’in kuzeni olduğu öğrenilen Ahmet Ceren’in ise Nurhak ilçesinde eczacılık yaptığı öğrenildi. Kazada hayatını kaybeden diğer isim olan Umut Zafer Yeğin’in ise optisyenlik yaptığı bilgisine ulaşıldı.
Öte yandan kaza sonrası hayatını kaybeden diğer isim olan Umut Zafer Yeğin’in cenazesi dün akrabalarının ve yakınlarının gözyaşları içerisinde Hocazade Mezarlığı’na defnedildi. Tezkeresine 17 gün kala hayatını kaybeden Mehmet Ceren için ise bugün askeri tören düzenlenecek.
 
Yazarımız Mehmet GÖZÜKARA'dan Bir Eser Daha:ELBİSTAN AĞITLARI. Yazdır e-Posta
(1 Vote)
Elbistan
yönetim tarafından yazıldı.   
Salı, 26 Temmuz 2011 09:05

ggggggrtyttrrreyedisevin.comElbistan Ağıtları Çıktı Elbistan Ağıtları isimli büyük boy, iki cilt, sekiz yüz kırk sayfadan oluşan eser, Elbistan coğrafyasında yaşanmış acıların, elemlerin, feryâd u figanların, kederlerin kitaba bürünmüş şeklidir.

Seferberlikte yaşanmış acıların bölge insanını nasıl etkilediğinden tutun da, gençliğinin baharında kara toprağa giren delikanlıların, genç kızların iniltilerini siz de yüreğinizde hissedeceksiniz. “Zulm ile abat olanın akıbeti berbat olur” gerçeğine rağmen, hem zalime, hem de mazluma yakılan ağıtları yan yana ve bir arada bulacaksınız.

Geçmişte yaşananlara yakılan ağıtların aynı zamanda tarihe şahitlik etme mesabesinde olmasının yanı sıra bu konuda Türk edebiyatı açısından ne denli kıymetli bir hazineye de sahip olduğumuzun vesikasını eseri okuyunca göreceksiniz.

Nüfus oranına göre, şair sayısının oldukça yoğun olduğu Elbistan coğrafyasında, yaşadığı dönemin dışına taşınamamış usta şairleri tanıyarak eserlerini okuyacaksınız. Bu bakımdan, bu topraklarda yaşanılan acıların çokluğundan kaynaklanan ağıtların, halk edebiyatımıza kattığı zenginliği beraberce göreceğiz.

Geçmişin imbiğinden süzülerek bize kadar ulaşan bu ağıtlar;

Kendi insanımızın hayata bakışının yanı sıra bir duruşun seslendirilmesidir...

Umumi ıstıraplarımıza, içtimai yaralarımıza vurulmuş bir neşterdir...

Kayıpları unutmamanın, ölüleri diri tutmanın yoludur; vefa örneğidir...

Tüm acı ve dertleri tecessüm ettiren bir çığlıktır, haykırıştır...

Acıları unutma, hafifletme aracıdır bazen...

Bir destek arayışıdır, acılı insanlar için...

Geçmişlerimizi hayırla yâd etmenin, yaşayanlara karşı görevlerin hakkıyla yerine getirilmesinin vesilesidir...

Toplumun sıkıntılarını; eğilim, yönelim ve ilgi alanlarını aksettiren bir aynadır... İyilikle kötülüğün, güzellikle çirkinliğin ayırımıdır...

Maşerî vicdanda iz bırakmış olay ve şahısların efkar-ı umumiyede yaşa(tıl)masıdır...

Tarihe düşülen kayıttır...

Dilin, kültürün tespitidir...

Sessiz feryadıdır toplumların...

Dostluğu, dayanışmayı, kardeşliği pekiştiren, perçinleyen bir bağdır...

Dertleriyle dertlenmektir hem-cinslerimizin...

Sonunda ummana dönüşen sımsıcak, içten gözyaşıdır...

Mazlumların sesi, zalimlere-zulme lanettir...

Ferdî ve içtimai dertlerimizin hece hece, mısra mısra satırlara dökülmesi; gergef misali nakış nakış işlenmesidir...

Yürek yangınını söndüren bir esintidir...

Sevgi paylaşımıdır...

Hayatı anlamlı kılma gayretidir kısacası...

Asırlardır acı ve sıkıntılarla boğuşagelmiş; zengin tarihi, kültürü, dili, folkloru, geleneği ile insanlarının duygu yoğunluklu yaşadığı, şiir koklanıp şiir solunan bir çevrede, Elbistan'ımızda, beşerî hisleri en kesif şekilde harekete geçiren bu olgular karşısında türün güzel örnekleri verilmiştir.

Bu eserde, işte bunlar bir araya getirilmiştir.

Derlemeye alınan şiirlerin ağıt niteliği taşıması, Elbistanlı şairlere ait, Elbistan ve Elbistanlılarla bağlantılı olması yeterli görülmüştür. Bu meyanda, zaman zaman, –eskiden Elbistan'ın nahiyeleri olan– Afşin, Ekinözü ve Nurhaklı şairlerin şiirlerine de yer verilmiştir.

Bu arada; nesir/düzyazı olmalarına rağmen, Bahaattin Karakoç tarafından, Ahmet Çıtak'ın ölümü üzerine yayımlanmış “Bir ağıt gibi” ve Poyraz Poyrazoğlu'na ait “Ceyhan'a ağıt” başlıklı iki yazı da alınmıştır.

Ağıtlar, şairlerinin soyadlarına göre tasnif edilmiş; soyadı olmayan şairlerinkiler şairlerinin isimlerine, şairi tespit edilemeyenler ise yakıldığı kişi veya olaya göre sıralanmıştır.

Tespit edilebildiği kadarıyla ağıtların hikâyeleri aktarıldığı gibi bazı şairlerin kısa biyografilerine de yer verilmiştir.

Eserin kaynakları; bizzat şairlerinden ve ilk ağızdan derlenenler dışında, yayımlanmış şiir kitapları ve Elbistan-Maraş gazete-mecmuaları ile internet siteleridir. Ulaşma imkânı bulunulabilen şairlerden şiirlerinin yayımlanması konusunda gerekli izin alınmıştır. Bir kısmı hiç yayımlanmamış, bir kısmı ise gazete-dergi sayfalarında kalmış şiirler tesbit edilerek ilk kez bir araya getirilmiştir.

Derlemeyi yapan Mehmet Gözükara ile Ömer Hakan Özalp, şiirlerine yer verdikleri tüm şairlere şükranlarını arz ederken; ölenlerine rahmet, yaşayanlarına sağlık, başarı ve mutluluklar dilemektedirler.

Son olarak derleyici olarak bizlerin, hemşehrilerimizden bir de isteğimiz bulunmaktadır: “Sahipsiz vatanın batması haktır, sen sahip çıkarsan bu vatan batmayacaktır, gerçeğinden yola çıkarak, derlemediğimiz her değer, ulaşamadığımız her kaynak bizim için bir kayıp demektir. Bu şuurdan hareketle, tüm gayretlerimize rağmen erişemediğimiz veya tespit edemediğimiz ağıtlar için hemşerilerimizin himmetlerini bekliyoruz. Yeni tespitlerimizi, yeterli sayıya ulaşması durumunda üçüncü bir ciltte toplama düşüncesindeyiz. Bu konuda yandımcı olmak isteyenler için iletişim bilgilerimiz aşağıdadır.”

iletişim

Mehmet Gözükara 0535 372 37 53

Ömer Hakan Özalp 0537 644 22 34

 
Mahir ÜNAL Bugün 2 Televizyonda Canlı Yayın Konuğu Olacak. Yazdır e-Posta
Elbistan
yönetim tarafından yazıldı.   
Salı, 26 Nisan 2011 10:12

mahir-unal-kanal-24e-konustu4dbe7d6efeAK Parti Kahramanmaraş milletvekili adayı Mahir Ünal, 26 Nisan 2011 Salı günü iki ayrı ulusal televizyon kanalında ülke gündemini değerlendirecek.

            İlk olarak NTV kanalında saat 16.oo'da yayınlanan 'Günün İçinden' programına konuk olacak olan Ünal, Oguz Haksever'in sorularını cevaplayacak.

Ünal, daha sonra saat 23.00'da STV Haber'de Asım Yıldırım'ın sunduğu 'Son Durum' programında, ülke gündemini değerlendirecek.

 
Pınarbaşı'na Yaz Geldi. Yazdır e-Posta
Elbistan
yönetim tarafından yazıldı.   
Cumartesi, 19 Mart 2011 12:17

DSCF4251Geçtiğimiz Haftasonu değerli bir okuyucumuzun daveti üzerine Elbistan'daydık.

Adı Elbistan ile özdeşleşmiş ve Elbistan'ın en güzide mekanlarından olan Pınarbaşı'nda Yaz aylarından kalma güneşli bir günde Elbistan'ı seyre daldık.

Her adımında Elbistanlıların çok şanslı olduğunu dile getirdik.Evet Gerçekten Allah (cc) Elbistan'lılara Ceyhan'ı bahşetmiş.İnsan sinir ve DSCF4225stresten kurtulmak için Ceyhan kenarın bir gezintiye çıksa huzur bulur.

Bizde Hafta içinin verdiği derdi,kasaveti,siniri ve stresi Pınarbaşı'nda Ceyhan'ın doğduğu yerde sulara gömdük..

DSCF4213

 

 
Elbistan Müftüsü'nden Örnek Davranış. Yazdır e-Posta
Elbistan
yönetim tarafından yazıldı.   
Pazartesi, 20 Aralık 2010 12:00

496Elbistan Böbrek Hastaları Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği, alanında uzman kişilerin katılımı ile Şeker Hastalığının ve Tansiyonun Organlara

 
Afşin Müftüsü GENÇ,Elbistan'nda Açılışa Katıldı. Yazdır e-Posta
Elbistan
yönetim tarafından yazıldı.   
Salı, 23 Kasım 2010 07:56

    43051“Limonu Sıkın Lezzetine Varın” sloganıyla lahmacun piyasasına giren Limon Gaziantep Lahmacun, düzenlenen mini törenle açıldı.

 
AK Partili'li Doğan'dan MHP'lileri kızdıracak açıklama . Yazdır e-Posta
Elbistan
yönetim tarafından yazıldı.   
Çarşamba, 17 Kasım 2010 14:28

20091111764a6d97189e669fb0f0d6e2be58f28aMHP Genel Sekreteri Cihan Paçacı'nın AK Parti'den MHP'ye 40 milletvekilinin geçeceği yönündeki iddialarına AK Parti Kahramanmaraş Milletvekili Avni Doğan, "MHP, yolunu şaşırmış bir kadro tarafından yönetiliyor. Barajın altındaki bir partiye gidecek kadar akılsız milletvekili çıkar mı AK Parti'den?" dedi.

 
Kayıp Kız Kardeşleri Polis Buldu. Yazdır e-Posta
Elbistan
yönetim tarafından yazıldı.   
Perşembe, 28 Ekim 2010 12:12

304_copyGÜNDEM HABER- Yaklaşık bir hafta önce Afşin’e ziyarete giden ve tekrar ‘Elbistan’a eve dönüyoruz” diye yola çıkan iki kız kardeş Elbistan Emniyet Müdürlüğü ekiplerinin 3 günlük yoğun ve kapsamlı araştırması sonucu bulunarak ailesine teslim edildi.

 
Dana etinde ‘Allah’ yazıyor. Yazdır e-Posta
Elbistan
yönetim tarafından yazıldı.   
Cuma, 24 Eylül 2010 16:17

Malatya Caddesi'nde bulunan Topçuoğlu Kasabı'nda satılan dana etinin üzerinde yer alan Arapça 'Allah' yazısı, görenleri hayrete düşürdü.

            41512Topçuoğlu Kasabı sahibi Hacı Bozkurt, 15 yıldan beri kasaplık yaptığını ancak, ilk defa böyle bir şeyle karşılaştığını ifade ederek, şaşkınlığını gizleyemedi.

 
Volkan'ın Annesi'de Trafik Canavarı Kurbanı. Yazdır e-Posta
Elbistan
yönetim tarafından yazıldı.   
Perşembe, 23 Eylül 2010 10:18

kuspe-yuklu-romorka-arkadan-carpti-2VOLKAN'INA KAVUŞTU.

30.12.2009 tarihinde Afşinbey Caddesi üzerinde seyreden otomobilin takla atması sonucu hayatını kaybeden Volkan TEMİZ'in annesi Şehure TEMİZ'de oğlu ile aynı sonu paylaştı.

 
ÇELİK, 'Bunun Hesabı Sorulur' Yazdır e-Posta
(1 Vote)
Elbistan
yönetim tarafından yazıldı.   
Cuma, 03 Eylül 2010 13:28

celikAKP Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik, Elbistan Belediye Başkanı AKP'li Durmuş Küçük'ü Ziyaret Etti. Çelik, Yargıtay 8. Ceza Dairesi Üyesi Yaver Aktan'a Ait Olduğu İddia Edilen Ses Kaydının Nasıl Değerlendirildiğinin Sorulması Üzerine Şunları Söyledi:

 
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Elbistan'a Geliyor. Yazdır e-Posta
Elbistan
yönetim tarafından yazıldı.   
Cuma, 03 Eylül 2010 08:46

132Milli Eğitim eski Bakanı ve AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Doç. Dr. Hüseyin Çelik, bugün Elbistan'a gelecek. Çelik, saat 21.30'da Şehit Er Mehmet İnan Parkı'ndaki Ramazan Çadırı'nda Elbistan halkına hitap edecek.

 
11 Kişi Gözaltına alındı. Yazdır e-Posta
(1 Vote)
Elbistan
yönetim tarafından yazıldı.   
Cumartesi, 10 Temmuz 2010 07:59

39298Elbistan'da, terör örgütüne yardım ve yataklık ettikleri iddiasıyla 11 kişi adliyeye sevk edildi.

 
Adalet Bakanı Elbistan'a Geliyor. Yazdır e-Posta
Elbistan
yönetim tarafından yazıldı.   
Cuma, 11 Haziran 2010 15:51

adalet-bakaniAK Parti Elbistan İlçe Başkanı Bünyamin Kılıç, Adalet Bakanı Sadullah Ergin'in bir dizi ziyaretler ve konferans vermek için 12 Haziran 2010 Cumartesi günü Elbistan'a geleceğini açıkladı.

 
Odun parçasında ‘Allah’ yazıyor Yazdır e-Posta
Elbistan
yönetim tarafından yazıldı.   
Çarşamba, 02 Haziran 2010 16:29

 38362yedisevin.comElbistan'a bağlı Büyükyapalak Beldesi'nde getirdikleri kütükleri kıran aile, odun içerisine yuva yapmış olan kurtçukların açtıkları kanallar ile 'Allah' yazdıklarını görerek, hayretler içinde kaldılar.

 
Nüfus Müdürlüğü personeli yemekte buluştu. Yazdır e-Posta
Elbistan
yönetim tarafından yazıldı.   
Cuma, 28 Mayıs 2010 13:15

38210Elbistan Nüfus Müdürlüğü yöneticileri ve personeli; birlik, beraberlik ve kaynaşma yemeğinde bir araya geldiler.

 
<< Başlangıç < Önceki 1 2 Sonraki > Son >>

Sayfa 1 - 2

Reklam
~~~~~~~~~~~~~~~~
simge simge simge_copy akonsimge
akonm
~~~~~~~~~~~~~~~~

Alo Müzik

Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam

Online Üyeler

Yok

Yazarlar

A.Süreyya DURNA
A.Süreyya DURNA
Adem GÜNDOĞAR
Adem GÜNDOĞAR
Afşin Halit Aksu
Afşin Halit Aksu
Ali Başpınar (Çöteli)
Ali Başpınar (Çöteli)
Ali Rıza Ceviz
Ali Rıza Ceviz
Av.Mehmet Turan
Av.Mehmet Turan
Av.Murat Bozkurt
Av.Murat Bozkurt
Bahri BOLAT
Bahri BOLAT
Cuma Tahiroğlu
Cuma Tahiroğlu
Doğan Akpınar
Doğan Akpınar
Erol Boyunduruk
Erol Boyunduruk
Fethi Uğurlu
Fethi Uğurlu
Fevzi Kaynak
Fevzi Kaynak
Furkan Cansoy
Furkan Cansoy
Galip Özer
Galip Özer
H.İbrahim Genç
H.İbrahim Genç
Halil DEMİR
Halil DEMİR
Haşim Kalender
Haşim Kalender
İsmail Çelik
İsmail Çelik
Kerem AKPINAR
Kerem AKPINAR
Mehmet Gören
Mehmet Gören
Mehmet Gözükara
Mehmet Gözükara
Mehmet Mortaş
Mehmet Mortaş
Mevlüt Kır
Mevlüt Kır
Necmi Kızılay
Necmi Kızılay
Adem KÖKER
Adem KÖKER
Nurettin Ertekin
Nurettin Ertekin
Nuri Siyami Demir
Nuri Siyami Demir
Oğuzhan Köker
Oğuzhan Köker
Ömer Arslan
Ömer Arslan
Osman KONAK
Osman KONAK
Refik Gündoğar
Refik Gündoğar
Salih Zeki ŞAHİN
Salih Zeki ŞAHİN
Şeref Ertekin
Şeref Ertekin
Tahir Görenli
Tahir Görenli
Tuğba Söyler
Tuğba Söyler
Veli Kabaağaç
Veli Kabaağaç
Yakup Canpolat
Yakup Canpolat
Zihni Ertuğrul
Zihni Ertuğrul
Yusuf GÖKDOĞAN
Yusuf GÖKDOĞAN
Bedir ÖZKÖK
Bedir ÖZKÖK
Malik Ejder İNAL
Malik Ejder İNAL
Mustafa HAMİŞ
Mustafa HAMİŞ
Mustafa KÖŞ
Mustafa KÖŞ
Ramazan KIRAÇ
Ramazan KIRAÇ
Mehmet AYGÜN
Mehmet AYGÜN