| Nisyana İsyan! |
|
|
| Afşin Halit Aksu |
| Afşin Halit Aksu tarafından yazıldı. |
| Salı, 03 Kasım 2009 09:32 |
|
Tarih tekerrürden ibarettir denilmektedir. Oysa ki insanlar tarihten ders almış olsalardı, geçmişte yapılan hataları tekrarlamasalardı; tarih hiç tekerrür eder miydi? Aynı hataya düşmemek için öncelikle her an canlı bir hafızaya sahip olmak gerekir. Tabii sadece geçmişle yaşamak insanın geleceğe dair planlar kurmasının önüne geçecektir. Bir taraftan tarihi bir hikaye gibi ya da nostalji gibi okumak yerine ibretle okumak; diğer taraftan da yıllar sonrasının hatta asırlar sonrasının planını kurmak gerekir.İşte bunu yapabilenler hep kalıcı olmuşlardır. Bugün mimari yapı deyince hepimizin aklına gelen ilk isim şüphesiz mimar Mimar Sinan’dır. Asırlara meydan okuyan eserleri olanca ihtişamıyla hala ayakta durmaktadır. İşte büyük mimarın eserlerinden biri yıkılma tehlikesiyle karşı karşıya kaldığı anlaşılmış. Acil bir çözüm bulunması gerekiyormuş. Caminin tüm taşıyıcı yükü kemerlerindeymiş. Bu kemerlerin ortasında bulunan kilit taşları zamanla aşınmış ama elde yazılı bir belge olmadığı için nasıl değiştirileceği bilinmiyormuş. Hemen Türkiye’nin en yetkili mühendis ve mimarlarından oluşan uzman bir heyet oluşturulmuş. Ortaya bir sürü fikir atılmış, ama sonuç alınamamış. Ülkenin çeşitli bilim kuruluşlarından bir sürü mimar, mühendis kemerleri inceliyormuş. Bunlardan biri sütunu incelerken gizli bir bölme bulmuş. Bölmede üzerinde Osmanlıca yazılı eski kağıt varmış. Uzmanlara inceletilen kağıdın orijinal olduğu belgelenmiş. Bu kağıt parçası bizzat Mimar Sinan’ın imzasını taşıyan bir mektupmuş. Mektupta yazılanlar tercüme ettirilince ortaya şöyle bir metin çıkmış. “Bu notu bulduğunuza göre kemerlerden birinin kilit taşı aşındı ve nasıl değiştirileceğini bilmiyorsunuz.” Koca Sinan kademe kademe kilit taşının nasıl değiştirileceğini anlatıyormuş bu asırlar öncesinden gelen mektupta. “Her kim bu taşı eskidiğinde değiştirmek isterse eski taşın yerine takılacak yeni kilit taşının iki tarafından yağlı iple taşı bir taraftan sokup öteki taraftan çeksin ve sonra ipin dışarıda kalan kısımlarını kessin.” Heyet Sinan`ın söylediklerini aynen uygulamış ve böylelikle eser kurtarılmış. Mimar Sinan, mimari alanda önemli bir isimdir. Tıpkı onun gibi yerli veya yabancı devlet adamı, sanatçı ve bilim insanları tarihe not düşmüşler ve dünya döndükçe anılmaya devam edeceklerdir. Bir de tarihin derin sayfaları arasına sıkışmış kalmış, henüz gün yüzüne çıkmamış, hatırlanmayı bekleyen vardır. Bunlarda er-geç hatırlanacak insanlardır. Orta da yapılan bir iş ve hayat var ise bir yerlerde muhafaza ediliyor ve bir gün hatırlanacak demektir Bunun yanı sıra kendi devrinde, mahallesinde semtinde bile tanınmayan, hatırlanmayan çok insan gelip geçmiştir. Maalesef günümüz insanı da tüketim kültürünün bir parçası olarak; hayata bir şeyler katmadan, insanlığa bir kazanım sağlamadan silik bir ömrü tamamlayıp gitmektedir.Bizden sonra gelen nesiller için belki bir Sinan gibi olamayız ama;hiç değilse Sinanların yetişmesine vesile olabiliriz. Afşin Halit AKSU Eğitimci-Yazar Okuma: 1588 Yorumlar (2)
![]()
bekir çetin
said:
|
![]() | Bugün | 680 |
![]() | Dün | 1448 |
![]() | Bu Hafta | 1360 |
![]() | Geçen Hafta | 9049 |
![]() | Bu Ay | 26982 |
![]() | Geçen Ay | 44468 |
![]() | Toplam | 936683 |